Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5967 E. 2026/3239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5967
- Karar No
- 2026/3239
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1561 E., 2025/2010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/199 E., 2025/253 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurumun müvekkili şirket hastanesine gönderdiği 10.06.2022 tarihli yazıyla; 22.06.2019 tarihinde muayene işlemi davalı Kuruma fatura edilen dava dışı doktor ... . ile 10.01.2020 tarihinde muayene işlemi davalı Kuruma fatura edilen dava dışı doktor ... .'nin belirtilen tarihlerde yurt dışında olduklarından, 2023 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin (12.11.), (13.5.),(9.3.) maddeleri uyarınca 60.000,00 TL cezai işlemi uygulanacağının bildirildiğini, ilgili faturaların dava dışı hastane personeli tarafından sehven kesildiğinin davalı Kuruma bildirildiğini ancak davalı Kurum tarafından savunmalarının dikkate alınmadığını, davalı Kurumun bir zararı olmadığını, faturaya konu hizmetin dava dışı hastalara sunulduğunu belirterek; 05.04.2024 tarihinde yapılan 60.000,00 TL asıl alacak ve 14.969,49 TL faiz olmak üzere toplam 74.969,49 TL cezai şarttan müvekkilinin sorumlu olmadığının tespiti ve iptali ile tahsil edilen 74.969,49 TL kesinti bedelinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte istirdadını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket hastanesi tarafından izinli olan dava dışı 2 hekiminin yurt dışında bulunduğu tarihlerde MEDULA sisteminde pasif hale getirilmediği, adlarına davalı Kuruma fatura edilen düşük bedelli de olsa 2 takip faturalandırıldığının tespit edildiği, her ne kadar davacı Kurum tarafından tespit edilen eylem sebebi ile taraflar arasında imzalanan 2023 yılı Sözleme hükümlerine göre cezai işlem tesis edilmiş ise de, dava edilen kesintilere konu yersiz işlemler için 2018 yılı Sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu, 20 19... yıllarında geçerli olan sözleşmenin (9.3.) maddesine göre cezai işlemin hekim bazında her bir fiil için 1.000.00 TL ve toplam olarak 2.000.00 TL olarak uygulanması gerektiği, izinli 2 hekim adına yersiz olarak davalı Kuruma faturalandırılan işlem bedellerinin 45,36 TL ve 16,64 TL olduğu, her iki hekim adına birer adet yersiz faturalandırma yapıldığı ve yersiz işlemlerin süreklilik arz etmediği, işlem bedellerinin davacı şirket hastanesinin dönem kazançları içinde ihmal edilebilir miktarda olduğu, yersiz işlemler için davalı Kurum tarafından 2023 Sözleşmesinin (12.11.) maddesi gereği 20.000.00'şer TL olarak uygulanan cezai işlemin 2018 yılı sözleşme hükümleri gereği 10.000.00'er TL olarak uygulanması gerektiği, davalı Kurum tarafından işletilen 14.969,49 TL faiz kesintisinin davalı Kurumun ihmalinden kaynaklandığından yersiz işlem olduğu, davalı Kurum tarafından 2023 Sözleşmesinin (13.5.) maddesi gereği uygulanan yazılı uyarı işleminin yersiz işlemlerin gerçekleştiği 20 19... yıllarında geçerli olan 2018 Sözleşmesi ile düzenlenmediğinden yersiz işlem olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum hak edişlerinden yapılan 38.000,00 TL cezai işlem ve 14.969,49 TL faiz kesintisinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece gerçekte verilmeyen bir sağlık hizmetinin davacı tarafından davalı Kuruma fatura edilmediği, davalı Kurumun bu nedenle zarara uğramadığı, 2023 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözlemesinin (12.11.) ve (13.5.) maddelerine istinaden uygulanan 40.000,00 TL cezai şart ve uyarı cezalarının iptali yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sözleşmenin görev yapan sağlık personelinin geçici (izin, rapor, eğitim vs.) veya sürekli ayrılmaları halinde bu kişilerin ayrılış tarihleri itibarıyla MEDULA sisteminde pasif hale getirilmesi yönündeki (9.3.) maddesi gereğince uygulanan 20.000,00 TL cezai işlem yönünden ise ilgili düzenlemenin davacı şirkette geçici ya da sürekli olarak görevinden ayrılan dava dışı sağlık personeli yönünden davalı Kuruma bildirim yapılması, sistemin bu dava dışı kişilerle ilgili ilgili olarak pasif hale getirilmesi yükümlülüğü getirdiği, öte yandan lehe sözleşme hükümlerinin uygulanması yönünde davacının açık bir talebinin aranmadığı, dava açmasının değişen sözleşme hükümlerinin uygulanarak bir karar verilmesi için talep kabul edilmesi gerektiği, hal böyle olunca 20 19... yıllarında yürürlükte olan 2018 Sözleşmesinin (9.3.) ve (12.1.) maddeleri gereği davacı hakkında uygulanması gereken cezai işlemin 2.000,00 TL olduğunun ve sözleşmenin (9.3.) maddesine istinaden uygulanan 20.000,00 TL cezai işlemin 18.000,00 TL'si yönünden yersiz olduğunun gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden "...Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı Kurumun 22.11.2023 tarihli yazısıyla sözleşmenin (12.11.) ve (13.5.) maddelerine istinaden uygulanan 40.000,00 TL ve uyarı cezalarının tümden, sözleşmenin (9.3.) maddesine istinaden uygulanan 20.000,00 TL cezai işlemin 18.000,00 TL yönünden iptali ile davalının hakedişinden yapılan 58.000,00 TL cezai işlem ve 14.470,50 TL faiz kesintisinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; her ne kadar temyiz yolu açık bırakılmış ise de müddeabihin yasal temyiz sınırının altında olduğunu, müvekkilinin davalı Kurum işlemine konu eylemden bir menfaatinin olmadığını, davalı Kurumun bir zararının bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında müvekkili şirketin istinaf talebinin kabulüne, davalının istinaf talebinin talebinin reddine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, istinaf yargılamasındaki harç ve vekalet ücretinin hatalı olarak müvekkili şirket üzerinde bırakıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davacı tarafın istinaf istemi reddedilip müvekkili Kurumun istinaf isteminin kabul edilmesine rağmen, müvekkili Kurum lehine daha ağır bir hüküm kurulduğunu, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, zira davanın menfi tespit davası olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı oluşturulan bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz alacağının tüm alacağa ilişkin olduğunu, cezai işlemin kısmen iadesine karar verilmiş olmasına rağmen faizin tümden iadesine karar verildiğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini, faize faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı ... hizmeti sunucusuna uygulanan cezai şart sorumlu olmadığının tespiti, iptali ve kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1. Hukukumuzda sözleşme özgürlüğü (serbestisi) ve sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkeleri kabul edilmiştir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca, taraflar sözleşmenin içeriğini diledikleri gibi belirleyebilirler. Serbestçe belirlenen sözleşme hükümlerinin, taraflar arasında edim ve karşı edime ilişkin bir denge unsurunu barındırması gerekir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi beraberinde tamamlayıcısı olan sözleşmeye bağlılık ilkesini getirmektedir. Bu ilke gereğince, hukuki güvenliği sağlamak amacıyla belirlenmiş sözleşme hükümlerine tarafların bağlı kalması beklenir. Davalı Kurum tarafından davacı aleyhine 22.11.2023 tarihli yazıyla; davacı şirket hastanesinde dava dışı doktorların yurt dışında oldukları 22.06.20 19... .01.2020 tarihli tedavilere ait işlemlerin davalı Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle 2023 yılı sözleşmesinin (12.11) maddesine aykırılık nedeniyle iki ayrı işlem için toplamda 40.000,00 TL, (9.3.) maddesine aykırılık nedeniyle iki ayrı doktor için toplam 20.000,00 TL cezai işlem uygulanacağının ve sözleşmenin (13.5.) maddesi gereği uyarı sayılacağının bildirildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, gerçekte verilmeyen bir sağlık hizmetinin davacı tarafından davalı Kuruma fatura edilmediği, davalı Kurumun bu nedenle zarara uğramadığı, 2023 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözlemesinin (12.11.) ve (13.5.) maddelerine istinaden uygulanan cezai şart ve uyarı cezasının iptalinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, sözleşmenin (12.11.) ve (13.5.) maddelerine istinaden uygulanan 40.000,00 TL ve uyarı cezalarının tümden iptaline; MEDULA sisteminde pasif hale getirilmesi yönündeki (9.3.) maddesi gereğince uygulanan cezai işlem yönünden ise lehe sözleşme hükümlerinin uygulanması yönünde davacının açık bir talebinin aranmadığı, dava açmasının değişen sözleşme hükümlerinin uygulanarak bir karar verilmesi için talep kabul edilmesi gerektiği, hal böyle olunca 20 19... yıllarında yürürlükte olan 2018 Sözleşmesinin (9.3.) ve (12.1.) maddeleri gereği davacı hakkında uygulanması gereken cezai işlemin 2.000,00 TL olduğunun ve sözleşmenin (9.3.) maddesine istinaden uygulanan 20.000,00 TL cezai işlemin 18.000,00 TL'si yönünden yersiz olduğu gerekçesiyle, sözleşmenin (9.3.) maddesine istinaden uygulanan 20.000,00 TL cezai işlemin 18.000,00 TL yönünden iptaline karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca, davaya konu edilen hizmetin, davacı tarafından davalı Kurum sigortalılarına verilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, taraflar arasında imzalanan ve taraflar açısından bağlayıcı olan davalı Kurum cezai işleminde konu fiillerin işlendiği tarihte geçerli 2018 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi ile eki niteliğindeki Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine bağlılığın esas olduğu gözetilerek uyuşmazlığın esası incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına rağmen, davalı aleyhine olacak şekilde yeniden hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.