Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/595 E. 2025/4006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/595
- Karar No
- 2025/4006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/884 E., 2024/1152 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/437 E., 2023/389 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalı-borçlu arasında 13.01.2015 tarihinde,... Protokolü isimli sözleşme akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ...'ye hizmet sağladığını, müvekkili ...,...'ye ... Abone/ Müşteri numarası ile sağlamış olduğu hizmetlerin karşılığında çeşitli tarihlerde faturalar düzenlendiğini ancak ödenmediğini, 21.01.2019 tarihinde ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde borcun ödenmesinin istendiğini ancak borcun halihazırda ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili kurumca ...'ye karşı 24.12.2020 tarihinde 2020/1570082 MTS. dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin tebliğ edildiğini, ... tarafından 31.12.2020 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiğini ve MTS takibi durdurulduğunu, ...'nin yetki itirazının haklı bulunduğunu ve bu sebeple takibin yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi amacıyla icra müdürlüğünce 2020/1570082 MTS. dosyası İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü 2021/149395 Esas sayılı dosyasına kaydedildiğini ve icra takibinin yetkisizlik ile Ankara Adliyesine gönderildiğini, icra takibinin Ankara 33. İcra Müdürlüğü'nün 2021/79898 E. sayılı dosyasına kaydedildiğini ve borca itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, Üniversitenin Kamu İhale Kanunu'na tabi bir kamu kurumu olduğunu, anılan Kanun gereği her türlü mal veya hizmet alımının bu Kanuna göre ve yazılı bir sözleşme ile yapılmasının sözleşmenin geçerlilik şartı olduğunu, davacının takibe dayanak olarak gösterdiği ... Protokolü Kamu İhale Kanunu hükümlerine aykırı olarak ihalesiz şekilde imzalandığını, dava konusu faturaların kullanım detayları ve ... Sunucu loglarının incelenmesi neticesinde hizmetin tam ve eksiksiz verilmediği ve Üniversitenin bu hizmetten gereği gibi faydalanamadığının görüleceğini, 6183 sayılı Kanununun 51. maddesinde düzenlenen faiz türü amme alacakları için geçerli olduğunu, alacaklı tarafın alacağının amme alacağı olmaması nedeniyle söz konusu takipte bu faiz türünün uygulanması mümkün olmadığını, takibin geçerli bir sözleşmeye dayanmadığından ve Üniversite'nin tacir olmadığından, alacaklı tarafın ticari avans faizi değil, ancak yasal faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yetkisiz İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi seçilmek suretiyle başlatılan MTS takibinde yetki ve borca itiraz edilmesine müteakip yetkili icra dairesi olan Ankara Abonelik Sözleşmeler İcra Dairesince (Kapatılan 33. İcra Dairesi) yeniden ödeme emri çıkarılması gerektiği, bu durumda icra takibinin başlatıldığı İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin takipte yetkili olmadığı, nitekim davacının takipte yetkiye yapılan itirazı kabul ettiğini bildirdiği, öte yandan takibin merkezi takip sisteminden başlatılmış olması halinin yetkisiz icra dairesini yetkili hale getirmeyeceği, 7155 sayılı yasanın 7. maddesinin salt yetki itirazında bulunulması halinde yapılacak işlemleri düzenlediği, borca ve yetkiye birlikte itiraz edilmesi hali ile ilgili olarak düzenleme yapılmaması kanun koyucunun bilinçli tercihi olduğu, yorum yoluyla yasanın düzenlemediği bir hususta uygulama yapılamayacağı, bu durumda İcra ve İflas Kanunu'nu hükümlerinin uygulanması gerektiği, sonuç olarak yetkili icra dairesinden başlatılmış geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; MTS üzerinden başlatılan icra takibinde sadece yetkiye itiraz edilmiş olması halinde, yetkili icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için yeniden ödeme emri tebliği gerekmediği hususu düzenlenmiş olup, borca ve yetkiye birlikte itiraz edilmiş olması halinde yeniden ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesine gerek olmadığı hususunda kanunda ve yönetmelikte herhangi bir düzenleme yer almadığı, 2004 sayılı Kanunun yetkiye ve borca itiraz haline ilişkin düzenlemeleri doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, bu işlemler yapılmaksızın, dosyanın, MTS takip dosyasına yönelik itirazda yetkili olduğu belirtilen Ankara Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesine gönderilmesi ve anılan icra dairesince MTS üzerinden başlatılmış olan icra takibi ve takibe yapılmış olan itiraz esas alınmak suretiyle, ödeme emri düzenlenmeksizin ve borçluya tebliğ edilmeksizin önceki takibin devam ettirilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek MTS takiplerinde normal icra takiplerinde uygulanan prosedürün uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık MTS (Merkezi Takip Sistemi) üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un ilgili maddelerinde açıklandığı üzere, davacı tarafından geçerli bir takip dosyası bulunmadığının anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.