Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5942 E. 2026/3398 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5942
- Karar No
- 2026/3398
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1739 E., 2025/1395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2023/27 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile...ve muris ...'ın...Bankası A.Ş....Şubesinde 1 ... numaralı müşterek hesapları bulunduğunu, işbu hesapta 2.000.000,00 TL tutarında para olması gerektiğini, müvekkilinin müşterek hesapta bulunan para hareketlerini incelediği zaman çeşitli tarihlerde para çekildiğini, muris ...'ın vefatı ile...3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/369 Esas sayılı dosyasına müvekkilinin de mirastan kaynaklı taraf olarak geçtiğini ve bu hesaptan alacaklı olmasına karşın davalı olarak anılmaya başlandığını, oysa kendisi de bu hesap hareketlerinden alacaklı durumda olduğunu, bu sebeple...1. İcra Müdürlüğü 2020/1633 E sayılı dosyası ile 01.09.2020 tarihinde takip başlatıldığını, davalı tarafın diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen borçlu olmasına karşın alacağına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, müşterek hesaptan kaynaklı taraflar arasında pay bakımından yazılı bir anlaşma da bulunmadığını, bu sebeple tüm mirasçıların çekilen paradan dolayı hak sahibi olduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, aksine müvekkilinin bu ortak hesaptaki paralarını alamadığı için dava açtığını ve...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/369 E- 2019/590 K sayılı kararı ile bu ortak hesaptaki mağduriyetinin müvekkilinin lehine karara bağlandığını, davacının bahsedilen bu dosyada taraf olmadığını, ancak davadan ortak hesap sahiplerinden ... vasisi olduğundan dolayı haberdar olduğunu, ortak hesapta bulunan paraların...tarafından kullanıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/369 Esas, 2019/590 Karar sayılı ilamı ile aynı ortak hesaba ilişkin yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/8 31... /1164 Karar sayılı ilamı ile ilgili kararın kaldırıldığı, terekeden kaynaklı borçlarda müteselsil sorumluluğun mirasçılık sıfatı olmayan kişilere karşı olduğu, mirasçılar arasında ise sorumluluğun miras payı oranında olduğu, borç miktarından davacı mirasçının hissesine düşen miktarın tenzil edilmesi gerektiği belirtilerek yeniden hüküm kurulduğu, her bir mirasçının sorumluluğunun 125.000,00 TL ve işlemiş faiz kadar olduğu gerekçesi ile verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, alınan bilirkişi raporu ve ilgili istinaf ilamı dikkate alınarak davacının davalıdan da aynı şekilde 125.000,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline ve takibin 125.000,00 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2025 tarihli ek kararıyla; davalının temyiz harçlarını eksik yatırdığı için gerekli harçların bir haftalık kesin sürede yatırılması için düzenlenen muhtıranın, davalı vekiline 14.09.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde temyiz harçlarının yatırılmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; tebliğ zarfındaki yazı ve imzanın tarafına ait olmadığını, muhatap dışarıda - duruşmada olduğundan açıklaması yapılarak tebligatın tarafına tebliğ edilmesinden bahsedildiği ve altının da imzalanmasının usulsüz tebligatın göstergesi olduğunu bu nedenle ek kararın hukuka aykırı olduğunu, asıl karara yönelik olarak da; müvekkili tarafından banka hesabından çekilen bir tutar bulunmadığını, ortak hesabın müvekkili davacı ve annesiyle babası adına olduğunu, müvekkilinin kendi payından fazlasını çekmediği gibi kendi payına düşen miktarı bile çekemediğini, muris ...'dan borç olarak intikal eden kısmın müvekkilinin payına düşen bedelin 125.000,00 TL olduğu değerlendirilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin emsal olarak gösterdiği kararın davaya konu talep ile bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek; ek kararın ve asıl kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, müşterek hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekiline temyiz harçlarının ödenmesi amacıyla gönderilen muhtıraya rağmen 1 haftalık süre içerisinde temyiz harçlarının yatırılmadığı gerekçesiyle, 25.10.2025 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; muhtıranın tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasında muhatap dışarıda- duruşmada açıklaması yazılarak tebligatın davalının vekili ...'a tebliğ edildiği belirtilmiş olup, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz talebinin reddine ilişkin 25.10.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve davalı vekilinin temyiz taleplerinin esastan incelenmesine karar verilmiştir. 2.Dosya kapsamında yapılan incelemede; davalı ...'ün...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/369 Esas sayılı dosyasında; davacı,...ve ... adına açılan müşterek hesapta 2.000.000,00 TL para bulunması gerektiğini, hesap hareketlerine bakıldığında hesaptan para çekildiğini belirterek kendi hissesine düşen 500.000,00 TL'nin tahsili amacıyla...ve ...'a yönelik icra takibi başlatarak itirazın iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda da Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ... 24.10.2019 tarihinde vefat ettiğinden ilgili kararın kaldırıldığı, terekeden kaynaklı borçlarda müteselsil sorumluluğun mirasçılık sıfatı olmayan kişilere karşı olduğu, mirasçılar arasında ise sorumluluğun miras payı oranında olduğu, borç miktarından mirasçı ...ün hissesine düşen miktarın tenzil edilmesi gerektiği belirtilerek yeniden hüküm kurulduğu, her bir mirasçının sorumluluğunun 125.000,00 TL ve işlemiş faiz kadar olduğu belirtilerek karar verildiği anlaşılmıştır. O halde, eldeki davada davalı olan ...ün müşterek hesaptaki paraya ilişkin olarak kendi hissesine düşen miktar için...ve ...'a yönelik takip başlatarak...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/369 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, Bölge Adliye Mahkemesince de ...ün kendi hissesine düşen miktara ilişkin olarak muris ...'ın vefat etmesi nedeniyle mirastan kaynaklanan ve hissesine düşen kısım tenzil edilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmakla; davacının açtığı işbu davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.