Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5843 E. 2026/2833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5843
- Karar No
- 2026/2833
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/366 E., 2025/2476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/344 E., 2024/704 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Odalar Sokak 47 numarada bulunan apart mahiyetindeki işletmesiyle ticari faaliyette bulunduğunu, davalı tarafça tahakkuk eden bütün elektrik faturalarını eksiksiz bir şekilde ödeyen müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, buna rağmen biri 22.04.20 22... .10.2022 tarihleri, diğeri ise 22.10.20 22... .04.2023 tarihleri için olmak üzere iki adet kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, söz konusu tutanakların hukuka aykırı olduğunu, yapılan hesaplamanın varsayımsal olduğu gibi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğindeki (Yönetmelik) üst sınıra da uyulmadığını, müvekkilinin işletmesinde harici bir hat bulunmadığını, müvekkilinin işletmeyi 22.12.2021 tarihinde eşyalı şekilde devraldığını, bu tarihten önce söz konusu adreste elektriğin ne şekilde tüketildiğine ilişkin herhangi bir bilgisi bulunmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 16.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 392.349,72 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davalı şirket çalışanlarının 22.04.2023 tarihinde yapmış oldukları keşifte davacının dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak enerji kullanımı yaptığını tespit ederek H/... 6 seri numaralı kaçak elektrik tutanağı düzenlediklerini, buna binaen 04.05.2023 son ödeme tarihli 321.200,20 TL bedelli ve 04.05.2023 son ödeme tarihli 180.425,89 TL bedelli faturaların tahakkuk edildiğini, ancak faturaların vade tarihi geçmesine rağmen ödenmediğini, davacının kaçak elektrik kullandığının tutanak ve video kayıtları ile sabit olduğunu, kaçak elektrik faturalarının tahsili amacıyla davacı ve davacı şirket yetkilisi aleyhine ... . İcra Müdürlüğünün 2023/21146 E. sayılı icra takibine girişildiğini, davacı tarafça itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, ancak İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/161 D. İş sayılı dosyasında elektriğin kesilmemesi ve icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, davacının süresi içerisinde icra tedbiri için teminat yatırılmadığından kararın kendiliğinden kaldırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında perakende satış sözleşmesi mevcutken davacının ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiğinin 22.04.2023 tarihli ve H/... 6 sayılı kaçak elektrik tutanağıyla ve dinlenen davalı tanık beyanıyla ispat edildiği, alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuyla; davacının kaçak elektrik enerjisi borcunun 116.182,10 TL olduğunun ve davacının davalı şirketin belirlediği 508.531,82 TL’nin 392,349,72 TL’den borçlu olmadığının hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının dava konusu faturalar ve icra dosyası nedeniyle davalı şirkete 392.349,72 TL oranında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dosyaya sundukları uzman görüşüne itibar edilmediğini, davacının tutanağın aksini ispatlayamadığını, Yönetmeliğin 45. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde ek kullanım faturasının nasıl tahakkuk edileceğinin düzenlendiğini, buna göre kaçak tüketime esas alınacak sürenin 12 ay olması gerektiğini, anılan maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereği, davacının otel olarak işlettiği yerin üç vardiya çalıştığı gözetilerek 21 saat üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, faturaların Yönetmeliğe uygun olarak tahakkuk ettirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yönetmeliğe aykırı olduğunu, üç uzmandan oluşan heyetten bilirkişi raporu alınması gerekirken tek kişiden rapor alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere ve özellikle davalı şirketin kaçak kullanım süresinin 365 gün olduğuna dair hiçbir somut bilgi ve belge sunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. 6100 sayılı Kanunun 278. ve 279. maddelerine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak,
bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. Temyiz sebepleri gözetilerek yapılan incelemede; tahakkuk edilen fatura ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki bedel farkının, ortalama günlük çalışma saatlerinin farklı hesaplanmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Buna ilişkin olarak davalı şirket vekili bilirkişi raporuna itiraz etmiş, ancak itirazlarını karşılar mahiyette yeniden rapor alınmadan karar verilmiştir. Kaçak elektrik tespit tutanağı tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 45. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin; "Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat," şeklinde olduğu, bu durumda günlük ortalama 8 saat üzerinden yapılan hesaplanmanın hatalı olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; anılan Yönetmelik maddesi çerçevesinde davacı şirkete ait işletmede vardiya sayısının ve buna bağlı olarak çalışma saatinin belirlenmesi, ondan sonra dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınacak ek rapor ile talep edilen kaçak elektrik bedelinin tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelikte açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetime elverişli rapor alınması, bozma ile oluşan müktesap haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.