Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5642 E. 2026/2529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5642
- Karar No
- 2026/2529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1666 E., 2025/1533 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/137 E., 2025/481 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında taşınmaz satışı konusunda anlaşıldığını, bedelin bir kısmı olan 600.000,00 TL'nin 30.10.2023 tarihinde banka kanalıyla davalının hesabına gönderildiğini ancak taşınmaz müvekkiline verilip tescil işleminin yapılmadığı gibi ödemenin de iade edilmediğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının iddialarına dayanak olan 10.10.2023 tarihli adi yazılı satış vaadi sözleşmesinin ... ile ... arasında düzenlendiğini, sözleşmeye davacının ve müvekkilinin taraf olmadığını, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan hakkı devraldığına veya temsil yetkisine sahip olduğuna dair herhangi bir belge sunmadığını, banka dekontunda sadece ev ödemesi yazılmış olup hangi taşınmaz için ödeme yapıldığının da belirsiz olduğunu, söz konusu ödemenin yapıldığı taşınmaz ile ilgili olarak müvekkilinin bir borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının talebine dayanak olarak 10.10.2023 tarihli ... ile ... arasında adi şekilde düzenlenmiş bir satış vaadi sözleşmesini sunduğunu, davacının sözleşmenin alıcısı ... adına yaptığı ödemenin iadesini talep ettiğini, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesini ancak sözleşmenin tarafının talep edebileceğini, davacının kendi iddiasına dayanak gösterdiği sözleşmede taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle bu sözleşmeden kaynaklanan bir hak iddiasının hukuken geçerli bir temele dayanmadığı, dava açma ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sözleşmenin tarafı olmasa da müvekkil tarafından yapılan ödemenin işbu sözleşmeye ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödeme sonucunda davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, Mahkemece hukuki ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.