Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5630 E. 2026/2448 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5630
Karar No
2026/2448
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1721 E., 2025/1877 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2025/367 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının 3142, 3143, 3145 parsel sayılı tarlaların maliki olduğunu, 15.07.2016 tarihli protokol başlıklı vekaletname ile bu taşınmazlarla ilgili plan, proje ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapma ve satış yetkisini dava dışı ... isimli kişiye devrettiğini, davalının taşınmazların jeolojik etüdlerinin ve sondajlarının yapılması için dava dışı ...'ye noter aracılığıyla vekalet verdiğini, aynı gün müvekkili ile davalının vekili olan ... arasında sözleşme yapılarak, taşınmazların arsa niteliği kazandırılmak kaydıyla müvekkiline satılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin aynı gün 50.000,00 TL kaporayı vekili aracılığıyla ödediğini, 05.09.2016 tarihinde ise “taşınmazların satış bedeline mahsup kaydıyla” 150.000,00 TL’yi davalının banka hesabına havale ettiğini, aynı gün makbuz karşılığında ...’a 150.000,00 TL ödediğini, toplamda 350.000,00 TL ödeme yaptığını, 30.07.2016 tarihine kadar tescilin sağlanacağının kararlaştırılmış olmasına rağmen bugüne kadar taşınmazların arsaya dönüştürülemediğini ve müvekkili adına tescil edilemediğini, müvekkilinin noter aracılığıyla gönderdiği 25.08.2017 tarihli ihtarname ile ödediği paranın iade edilmesini istediğini, davalının ihtarnameyi 28.08.2017 tarihinde tebliğ aldığını ileri sürerek; 350.000,00 TL’nin 05.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile görüşmesinin ve anlaşmasının olmadığını, yazılı veya sözlü bir sözleşme yapmadıklarını, bu konuda noterden tasdikli herhangi bir vekaletname tanzim etmediğini, ibraz edilen sözleşmelere imza atmadığını, isminin geçmediğini, öte yandan alıcının 30.07.2016 tarihine kadar 1.450.000,00 TL daha getirmiş olsaydı müvekkilinin davacıya belirtilen rakam üzerinden tapuda işlem yapacak olduğunu, taşınmazları arsaya dönüştürme vaadinin olmadığını, davacının müvekkiline 30.07.2016 tarihinden önce 350.000,00 TL ödemediğini, davacının 05.09.2016 tarihinde müvekkilinin hesabına 150.000,00 TL gönderdiğini, ...’a verilen paraların satış bedeline mahsuben verilmediğini, satışla ilgisinin olmadığını, müvekkilinin ihtarnameye verdiği cevapta 150.000,00 TL yi kabul ettiğini ancak ..e yapılan ödemeleri kabul etmediğini, kalan bedeli ödemeleri halinde tapuyu devretmeye hazır olduğunu, müvekkilinin 150.000,00 TL'yi hesabında görünce taşınmazı davacının alacağı düşüncesine kapıldığını, gelen talepleri geri çevirdiğini ve taşınmazı satmadığını, bu nedenle zarara uğradığını belirterek, davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalının taşınmazın satışı ile ilgili olarak yetkili kıldığı ...'a 50.000,00 TL ödenmiş olduğunun, taraflar arasında akdedilen ve üzerinde ..., ..., ...'nin imzasının bulunduğu "sözleşmedir" başlıklı sözleşme ile kabul edildiği, 05.09.2018 tarihinde davacı tarafın ...bank hesabı üzerinden davalıya ... Bankası hesabı üzerinden 150.000,00 TL'nin ödenmiş olduğunun dosyaya sunulan ödeme dekontundan anlaşıldığı, ödeme dekontunun açıklama kısmında " ... ada 3142 parsel 1. ödemesi" açıklamasının bulunduğu, dava dışı ... ile davalı arasında, davalı adına taşınmazın satışını yapma, davalı adına kapora alabilmeleri hususunda adi yazılı şekilde sözleşme yaptıkları hususunun da dosyada mevcut bulunan protokol başlıklı sözleşmeden anlaşıldığı, dosyada bulunan ... ile davalı arasında yapılan sözleşme, dinlenen tanık beyanları ve 04.03.2025 tarihli ATK raporu birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın davalı adına hareket ettiğinin anlaşılması sebebiyle davacının davalıya toplamda 200.000,00 TL ödemiş olduğunun anlaşıldığı, davacının dosyaya sunmuş olduğu ... numaralı makbuzun tarihinin 05.09.2019 olduğu, söz konusu makbuzun ...'a hangi sebeple verilmiş olduğunun anlaşılamadığı, davacının 05.09.2016 tarihinde 150.000,00 TL' lik para çekim işlemine ilişkin olarak ise ilgili ücretin kime ödendiği hususunun anlaşılamadığı, açıklanan bu sebeplerle davacının talebinin 150.000,00 TL'ye ilişkin kısmının reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, davacının dava dışı ... ile yaptığı sözleşmenin, davalının ...'ı yetkili kılması nedeniyle geçerli olduğu, davacının verdiğini sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre isteme hakkına sahip bulunduğu, yaptırılan imza incelemesi sonucunda imzanın davalıya ait olduğunun belirlendiği, bu halde yetkili temsilcisi olması nedeniyle davacı tarafından ...'a yapılan ödemenin davalıyı bağlayacağı ve davacının bu halde sözleşme gereğince ödediği parayı geri isteme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 200.000,00 TL'nin davacının ....Noterliğinin 25.08.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar tarihi olan (05.09.2017) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; paranın dava dışı ...'a bu sözleşme dışında ödenmesini gerektirecek başka bir akdi ilişkinin varlığının ispatlanamadığını, Mahkemenin gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, davalının 07.08.2019 tarihli dilekçesinde ".. Davacılar vekaletnameyi aldıktan 20 gün sonra 150.000,00 TL'yi ...'a ödemişlerdir.." demek suretiyle aynı sözleşme kapsamında vekile yapılan bu ödemenin sözleşme kapsamında olduğunu kabul ettiğini, dahası davacının ... isimli vekil ile müvekkili arasında aynı tarihlerde başka bir alışverişin veya ticari ilişkinin varlığını da iddia etmediğini, davalı tarafın ikrar niteliğindeki yazılı beyanları, dava dışı ...'a davalı vekili sıfatıyla yapılan 150.000,00 TL ödemenin davaya konu temel sözleşme ile aynı gün yapılmış olması, makbuz üzerindeki 05.09.2016 yerine 05.09.2019 yazılmasının yazım hatasından kaynaklanması, davalı tanığı ... başta olmak üzere tanıkların ...'ın davalı vekili olduğuna dair beyanları birlikte incelendiğinde, Mahkemenin 05.09.2016 tarihli 150.000,00 TL'lik ödemenin kime yapıldığının anlaşılamadığı şeklindeki gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, davalının dava dışı ...'e taşınmazlar hakkında plan proje jeolojik çalışma, kat karşılığı inşaat veya satış sözleşmesi için pazarlık yapma ve kaparo alma konusunda vekalet vermiş olmasına, davacı ile davalının vekili arasında imzalanan sözleşmede 50.000,00 TL kaparo alındığının ve davalının banka hesabına satış bedeline mahsuben, açıklamalı olarak 150.000,00 TL gönderilmiş olmasına, taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekil şartına haiz olmaması nedeniyle verilenlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilecek olmasına, davalının vekiline verildiği iddia edilen ve dekont sunulan 150.000,00 TL yönünden ise, davalı vekilinin satış bedelini alma yetkisi bulunmadığı gibi dekontta açıklamaya da yer verilmediği anlaşıldığından, vekiline elden ödenen 150.000,00 TL'nin davalıya ödendiğinin ispat edilememesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5630, K. 2026/2448, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5630-e-2026-2448-k-5679054e79e1