Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5492 E. 2026/4223 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5492
Karar No
2026/4223
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1798 E., 2025/1252 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/199 E., 2024/95 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli, davalı şirket vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat.....ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalı vekili Avukat....'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2017 Mart ayında sol el bileğinde ve dizinde ağrı, hareket kısıtlılığı şikayetleri ile davalı Hastanede diğer davalı doktora muayene olduktan sonra 20.05.2017 tarihinde ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası 1 yıl boyunca düzenli olarak davalı doktora muayeneye gittiğini, davalı doktorun müvekkilini hatalı yönlendirdiğini, zaman geçtikçe dizindeki problemlerin arttığını, bu sebeple 2018 Nisan ayında ....syonun hatalı olup dizine yerleştirilen parçanın kaynamadığını, diz kemiğinin bu nedenle telafisi imkansız şekilde zedelendiğini, davalı doktor tarafından uygulanan hatalı işlemler nedeniyle zarara uğradığını belirterek; 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, 24.01.2024 tarihli dilekçesi ile tedavi giderleri için talebini 2.439,60 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 638.059,03 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; dava konusu olayda müvekkillerine yüklenecek herhangi bir kusur olmadığını, ameliyat ile davacı hastanın rahatsızlığı arasında illiyet bağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... tarafından tanzim edilen 26.02.2021 tarihli raporda, 20.05.2017 tarihinde Özel ... Hastanesi ortopedi kliniğinde kişiye yapılan yüksek tibia osteotomisi ameliyatının endikasyonunun tıbben doğru olduğu, ancak yeterli osteosentez sağlanamamış olup, bu durumun ameliyat tekniğinin yetersizliği olarak değerlendirildiği, takip grafilerinde pseudoartroz (kaynamama) geliştiği halde ilgili hekimin herhangi bir girişimde bulunmamasının komplikasyon yönetimi açısından eksiklik olduğu, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı ...’ın uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı yönünde görüş bildirildiği, raporun hükme esas almaya elverişli olduğu, dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin, tedavi ve bakım masrafları ve ekonomik yönden uğranılan zararlar olarak belirtildiği, davacının talebini somutlaştırmak için verdiği dilekçede; maddi tazminat talebini tedavi, bakım ve iyileştirme giderleri ile geçici ve kalıcı işgöremezlik olarak açıklandığı, belirtilen zarar kalemlerinin dava dilekçesinde belirtilen ekonomik yönden uğranılan zararlar başlığına dahil olduğu, bu nedenle geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı talebinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olmadığı, kalıcı iş göremezliğin %22 oranında olduğu, bu tespit ile davacının tedavisinin mümkün olmadığının da tespit edildiği ve tedavi masraflarının hesaplanmadığı, ... raporuna göre davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının ve bu nedenle de davacının başkaca maddi zararının oluşmadığının tespit edildiği, ek bilirkişi raporuyla kalıcı işgöremezliğe ilişkin zararın 638.059,03 TL yapılan tedavi masrafının 2.439,60 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; maddi tazminat davasının kabulüyle, 640.498,63 TL'nin 20.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, manevi tazminat davasının kabulüyle, 100.000,00 TL nin 20.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal fazili ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların istinaf başvuruları yönünden yapılan incelemede, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olması, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede, davalı şirket tacir olduğundan hükmedilen tazminata avans faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulması suretiyle maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne, 640.498,63 TL tazminatın 20.05.2017 tarihinden itibaren davalı Özel ... Hastanesi ... Özel Sağlık Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş. yönünden işleyecek avans faizi ile, davalı ... yönünden işleyecek yasal faizi ile, 100.000,00 TL tazminatın 20.05.2017 tarihinden itibaren davalı Özel ... Hastanesi ... Özel Sağlık Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş. yönünden işleyecek avans faizi ile, davalı ... yönünden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hastane vekili; müvekkile yüklenecek hiçbir sorumluluğun bulunmamasına rağmen davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yönünde Mahkemece hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; müvekkili tarafından alınan Mütalaa ile dosyada alınan bilirkişi raporunun çeliştiğini, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, kusurunun bulunmadığını, dava dilekçesinde davacı taleplerinin somutlaştırılmadığını, ameliyat tekniğinin doğru uygulandığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, olayda illiyet bağının bulunmadığını, dava tarihinden itibaren işleyecek faiz işletilemeyeceğini, ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ameliyat tekniğinin yetersiz olmasına, ameliyat sonrası davacının davalı doktora beş kez muayeneye gitmesine, takip grafilerinde pseudoartroz (kaynamama) geliştiği halde ilgili hekimin herhangi bir girişimde bulunmamasına, bu nedenle komplikasyon yönetimi açısından eksiklik bulunduğu hususunun ...'nın denetime elverişli raporuyla anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5492, K. 2026/4223, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5492-e-2026-4223-k-e091f8cbf459