Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5404 E. 2026/4067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5404
- Karar No
- 2026/4067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2290 E., 2025/1782 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/451 E., 2022/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu İstanbul ili, .... ilçesi, ... mah. 6 33... parsel zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün dava dışı...isimli kişiye 230.000,00 TL bedel ile satıldığını, işlem esnasında tapuda müvekkilinin yanında bulunan davalının müvekkile paraya ihtiyacım var diyerek satış bedelinin gönderilmesini talep ettiğini, dava dışı...'ün satış bedelini 175.000,00 TL ile 55.000,00 TL olmak üzere 2 seferde davalının hesaplarına havale ettiğini, davalının borcunun 55.000,00 TL kısmını ödediğini, ancak 175.000,00 TL’lik bakiye kısmını müvekkile ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu ileri sürerek; itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında arkadaşlık ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan borç para istemediğini ve almadığını, davacının dava dışı ... aracılığıyla, müvekkilden iki adet araç satın aldığını, müvekkilinin ".... ...." isimli firması ile araç alım satımı ticareti / oto galericiliği de yaptığını, davacının Almanya'da yaşadığını, kar elde etmek amacıyla araç alıp satmak istediğini, bu tür işlerin ... tarafından yapılacağını ve takip edileceğini söylediğini, yapılan görüşme neticesinde 34... plakalı ... ve 34... plakalı... araçların satışı için anlaşıldığını, satılan araçların bedelinin bir kısmının dava konusu edilen banka hesabına havaleler yoluyla, bir kısmı da dava dışı ... tarafından banka havalesi ile ve bir kısmı da sözleşme sırasında ve bakiyesi daha sonra elden ödendiğini, 22.01.2018 tarihinde...tarafından müvekkilin hesabına gönderilen bu havalelerin, sattığı araçların bedeli olduğunu ve davacının isteği/talimatı doğrultusunda, araç alması nedeniyle borçlu olduğu müvekkilin hesabına gönderildiğini, araçlar kâr amacıyla alındığından konsinye olarak / satılması için bırakıldığını, davacıya satılan araçlardan .... 3. şahsa satıldığını ve bedelinin dava dışı ...'a verildiğini, satılamayan ....marka aracın ise davacıya devredildiğini, böylece davacı ile arasında araç alım satımından kaynaklanan herhangi bir eksik edim kalmadığını savunarak, davanın esastan reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu alacağın dava dışı...hesabından gönderilmiş olması, davalının karz ilişkisini inkar etmesi ve sunduğu belgelerden taraflar arasında araç satışı yapıldığının anlaşılması nedeniyle davacının dava dışı hesaptan gönderilen tutarlara ilişkin davasını usulünce ispat edemediği, davacının takip başlatırken haksız olmakla birlikte kötüniyetli olmadığından tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın reddine, kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacı davalıya borç verdiği iddiasında bulunmakta olup, davalı ise kendisine gönderilen paraların, esasen davacının satın almış olduğu araçların satış bedeli olduğunu savunarak davanın reddini istediği, bu hali ile davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunduğu, vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının delil olarak kendi banka hesap bilgilerini içermeyen banka havale dekontuna dayandığı, dekontta ".... ev bedel" açıklaması bulunmakta olup, bu haliyle davacının dava ve takibe konu paraları davalıya borç olarak gönderdiğini ispatlayamadığı, kanunda belirtilen parasal sınır dikkate alındığında tanık dinlenmesine davalı tarafın açık muvafakati bulunmadığından olayda tanık dinlenmesinin de mümkün olmadığı, dosya kapsamında bulunan whatsapp görüşmelerinin taraflardan sadır olmaması nedeniyle delil başlangıcı olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasında araç satışı olmadığını, davalının 22.01.2018 tarihli olduğu iddia edilen araç satış sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu sözleşmenin taraflar arasında geçerli olduğuna ilişkin kabulün hatalı olduğunu, müvekkilinin noterde yapılmış olan 07.08.2018 tarihli, dava dışı 3. kişi ...'dan araç satın aldığını, ancak bu satışında dava konusu olayla hiçbir bağı bulunmadığını, davalının havalenin varlığını ikrar ettiğini, dolayısıyla "bağlantılı bileşik ikrar" bulunduğunu, davalının ileri sürdüğü bu yeni vakıa ile ispat yükünün yer değiştirdiğini, yani davalının bu parayı araç satışları sebebiyle aldığını ispatla yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, karz akdi ilişkisi neticesinde davalının borcunu ödemediğinin kabulü gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç akdinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamında yer alan belgelerden ve taraf beyanlarından ispat yükünün davacıda olduğu, davacının icra takibine dayanak olarak gösterdiği havalenin tek başına karz aktinin ispatı için yeterli olmadığı, mahkemece dosyada yer alan bilgi belgelere göre karar verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.