Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5182 E. 2026/2954 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5182
- Karar No
- 2026/2954
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1245 E., 2025/1637 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/93 E., 2025/229 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... Oto Servis ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketten ... marka, sıfır km aracı, 2.944.789,12 TL bedel karşılığında 21.06.2023 tarihinde teslim aldığını, aracı henüz beş aydan beri kullanmaktayken aracın motor tahrik arızası vermesinin üzerine durumu şirkete sözlü olarak bildirdiğini, bunun üzerine kasko şirketince araçta toplam 261.769,45 TL değerinde hasar tespit edildiğini, aracın garanti sürecinde olduğundan yetkili serviste parça değişimi yapıldığını, aracın tekrar 13.12.2023 tarihinde arıza yaptığını, aracın çok kısa bir süre sonra tekrar ikinci bir arıza vermesi ve ikinci arıza üzerine araçtaki problemin tespit edilememesi üzerine ayıbın giderildiğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin sıfır kilometre bir araçtan beklediği faydayı göremediğini ileri sürerek; davaya konu aracın ayıpsız bir misliyle değişimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, dava konusu aracın halihazırda müvekkilinin stoklarında bulunmadığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıbın bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, her ne kadar davanın reddine karar verilmesi gerekirse de mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu ile araçtaki “...” haberleşme protokolünün süreklilik arz etmeyen ve nedeni tespit edilemeyen bir parazit ile zaman zaman hata verdiği, bu hatanın neden olduğu problemlerden bazılarının araç davacıya henüz teslim edilmeden önce alınan arıza kodlarında gözlemlendiği ve söz konusu hatanın teşhis protokollerinde mevcut olduğu, dava konusu araçta ... iletişim hatalarının tipik belirtilerinin mevcut olduğu, aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğunun değerlendirildiği, şikayetlerin kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, dava konusu aracın davacı tarafından satın alındıktan sonra 4 kez garanti kapsamında işlem yapıldığı ve bu işlemlerde 2 kez Fren Servosu değişimi, 1 kez komple tahrik ünitesinin değişimi ve 1 kez sol tahrik çıkış mili değişimi yapılmış olduğu ve aracın hali hazırda fren tutmaması iddiasına binaen kaza yapmış vaziyette bulunduğu, aktif şekilde kullanılamadığı/kullanılamayacağı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davaya konu 06... plakalı 19.06.2023 tarihli fatura ile davalıdan satın alınan aracın misli ile değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde İcra İflas Kanunu'nun 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına, davaya konu aracın davacı tarafından takyidatlarından arınmış şekilde davalıya iadesine, 20.000,00 TL değer kaybının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, araçtaki arızanın imalat kaynaklı olduğu, araçtaki ''...'' iletişim hatalarının araçta satıştan önce de var olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; araçta hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığını, araçta meydana gelen arızanın, yetkili servis tarafından onarıldığını ve aracın sorunsuz hale getirildiğini, makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun hükme esas alınmasının yeterli olmayacağını, dava konusu araç ve iddialar göz önüne alındığından Otomotiv Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri tarafından yapılacak inceleme sonucunda esas hakkında hüküm verilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete uygun olacağını, bilirkişi tarafından araçta hiçbir teknik inceleme yapmadan, sadece varsayımlara dayanarak davaya konu araçta ... tesisatında arıza olabileceğinin belirtildiğini, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanıldığını, yetkili servis bünyesinde orijinal parçalar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen onarımların araçta herhangi bir değer kaybı meydana getirmediğini, misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, 20.000,00 TL'lik değer kaybı hesabının hangi kriterlere göre yapıldığının belirtilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup kullanıcı hatasına dayanmadığı, ispat yükünün yani araçta ayıp bulunmadığının davalı tarafa ait olduğu, araçtaki ''...'' iletişim hatalarının satıştan önce de bulunduğu, sıfır kilometre araçtan beklenen faydanın elde edilemeyeceği ve davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.