Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4774 E. 2025/5508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4774
- Karar No
- 2025/5508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/398 E., 2023/1014 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/334 E., 2021/95 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen Hizmet Alım Sözleşmesi gereğince davalı Kurum tarafından davacı şirkete ait ... ... ... Hastanesinden 2017 Kasım döneminde 39.330,32 TL para kesintisi ile 1.031,85 TL faiz kesintisi, 2017 Aralık döneminde 249.483,38 TL para kesintisi ve 3.444,92 TL faiz kesintisi, 2018 Ocak döneminde 9.471,74 TL para kesintisi, yine 02.10.2017 tarihli ve 4929005 sayılı ceza işlem yazısı ile 3.080,00 TL para cezası, 13.10.2017 tarihli ve 45155031 sayılı ceza işlem yazısı ile 3.780,00 TL para cezası olmak üzere toplam 309.622,21 TL kesinti ve cezai işlem uygulandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'lik kesinti ve cezai işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitini, tahsil edilmesi durumunda tahsil tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 26.02.2019 tarihinde 309.622,21 TL üzerinden tamamlama harcı yatırılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davacı sağlık hizmeti sunucusu (SHS) ile müvekkili Kurum arasında yapılan sözleşme ve SUT uyarınca, tarafların örnekleme metodu ile inceleme yapılmasını kabul ettiğini, örnekleme sonucu yapılan inceleme ile ilgili olarak SHS ile mutabakat yapıldığını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin usul ve yasalara uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına itirazlar doğrultusunda düzenlenen 23.11.2020 tarihli 4. ek bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan Kasım ayına ait belgelerin tekrar incelendiği ve kök bilirkişi raporunda belirtildiği üzere Kasım ayı için sunulan belgelerin de hasta bazında değerlendirildiği, SGK tarafından yapılan 7.794,10 TL kesintinin yerinde olmadığı, yerinde olmayan 7.794,10 TL kesintinin totale yansımasının ise 252.395,04 TL olduğu ve kök raporda belirtilen E.Y. ve E.Ç. isimli hastalar bazında yapılan 6.850,00 TL kesintinin ve kesintilere uygulanan 1.031,85 TL ile 3.444,92 TL faiz tutarı dahil olmak üzere toplam 267.326,87 TL kesintinin yerinde olmadığının mütalaa edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, dava konusu kesintiler ile cezai işlemler toplamı olarak davacıya tahakkuk ettirilen toplam 309.622,21 TL'nin 267.326,87 TL'sinin yerinde olmadığının tespiti ile davacının bu miktardan sorumlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece hükme esas alınan 23.11.2020 tarihli 4. ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında maddi hatalar olduğunu, bilirkişiler tarafından incelenmesi gereken hasta dosyaları oldukça kapsamlı olduğundan bir takım evrakların gözden kaçırıldığını, ek rapor alınması gerektiğini, finansmanı davalı Kurumca karşılanmayan hizmetlere ilişkin alınan ücretin ilave ücret olarak nitelendirilmesi ve bu gerekçe ile hakedişlerden kesinti yapılmasının hukuka uygun olmadığını, hasta ve hasta yakınlarından henüz tedavinin başında ücret onam formu (hasta bilgilendirme formu) alınarak tahsil edilen ücretlerin baştan kendilerine bildirilmesiyle SUT'a uygun hareket edildiğini, Mahkeme dosyasına belge ve bilgi sunmayan davalı Kurumun müvekkiline tahakkuk ettirdiği cezanın hukuki dayanağını ispat etmesi gerektiğini, gerçekleştirildiği konusunda şüphe olmayan işlem bedellerinin müvekkili tarafından ödeme zorunluluğunun doğduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; bilirkişi raporu hazırlanırken bilirkişilerin müvekkili Kurum ile hiçbir şekilde görüşmediklerini, cezai işlemin mevzuata uygun olduğunu, yargılamada kesinti işleminin yasal dayanağının incelenmediğini, davacı şirkete ait Hastane ilave ücret yönünden her ne kadar onam formu sunmuşsa da, alınan ilave ücretin neye istinaden alındığına dair herhangi bir hizmet dökümünün sunulmadığını, ücretlendirilmenin keyfi yapıldığının tespit edildiğini, Mahkemece itiraz dilekçelerinde de belirttikleri üzere içlerinde SGK mevzuatına hâkim deneyimli hekimlerinde yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, taraflar arasında Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden fatura edilen hizmet tutarlarının SUT ve ilgili mevzuat kapsamında sağlık hizmet sınıfı personel grubundan görevlilerce tıbbi yönden incelendiğini, müvekkili Kurum tarafından SUT'a uygun olmayan faturalarda yapılan kesintilerde kamu yararının gözetildiğini, her bir kesintinin gerekçesinin MEDULA sisteminde belirtildiğini, idari yollara başvurulmadan kesinti yapılan fatura döneminin tamamının dava konusu yapıldığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alım sözleşmesine dayalı olarak davacı hakkında uygulanan kesinti işleminden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunda cezai işleme konu hastaların aldığı tedavi hizmetlerine ilişkin hastane kayıtlarının incelenmesine, hangi hastadan ne kadar ilave ücret alındığının, alınan ücretlerin ilave ücret kapsamında olup olmadığının ve davacı hastanenin ilave ücret alınan bu hastalardan taahhütname alıp almadığının tespitinin, E.Ç. ve E.Y. adlı 2 hasta dışında doğru yapıldığının anlaşılmış olmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hasta E.Y. adına terapötik küretaj işlemi için 370,37 TL, endometrium, küretaj/biyopsi işlemi için 37,04 TL, hastane hizmet bedeli için 277,78 TL ve hasta E.Ç. adına sezaryen işlemi için 972,22 TL, diğer hizmet farkı için 277,78 TL fatura kesildiği, hastane tarafından sunulan ama finansmanı davalı Kurumca karşılanmayan hizmetler için hasta veya hasta yakınından ücret onam formu alındığı, hastaya sunulan hizmetlerde hasta tarafından bu hizmetlerin alınmadığına dair bir itirazın olmadığı, Hastane tarafından sağlık hizmetleri gerçekleştirilmiş olduğundan uygulanan cezai şartın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında uygulanan kesinti işleminin yerinde olup olmadığının denetlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, bilirkişi raporunda E.Ç. ve E.Y. isimli hastalar yönünden yanlış değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. E.Ç. ve E.Y. isimli hastalar yönünden, davacı şirkete ait Hastane tarafından onam formu sunulmuşsa da, "diğer hizmet farkı" ve "hastane hizmet bedeli" altında alınan itiraza uğrayan 277,78 TL ücretin, neye istinaden alındığına dair hizmet dökümü veya fatura sunulmadığı görülmüştür. Davacı şirkete ait Hastane tarafından, hastalara sunulan hizmetler ve Kurum tarafından karşılanmayan hangi işlemler için ücret alındığını gösterir belgelerin verilmediği, kesilen faturalarda da herhangi bir açıklama yazılmadığı görülmüştür. O halde İlk Derece Mahkemesince; SUT'un "İlave ücret alınması" başlıklı (1.9.1) maddesinin 4. fıkrasının, SHS tarafından Kurumca finansmanı sağlanmayan sağlık hizmetleri için talep edilen ücretlerin ilave ücret olarak değerlendirilemeyeceği düzenlemesini içerdiği, hastadan kendi isteği üzerine ekstra ne hizmetin alındığı ve Kurum tarafından karşılanmayan hangi işlemler için ücret alındığı hakkında davacı tarafından hizmet dökümü veya fatura sunulmadığı gözetilerek, bu haliyle bilirkişi raporunun bu hastalar yönünden yeterli gerekçe ve denetime açık anlatım ve açıklama içermediği, hüküm kurmak için yeterli olmadığı, rapora karşı davalı vekilinin itirazlarının da değerlendirilmediği anlaşıldığından, E.Ç. ve E.Y. isimli hastalar yönünden kesinti işlemlerinin yerinde olduğu değerlendirilerek, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılması ve varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, belirtilen hastalar yönünden heyet tarafından düzenlenen raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.