Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4656 E. 2026/3828 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4656
Karar No
2026/3828
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1118 E., 2025/1133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/232 E., 2023/601 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Site Yönetimi vekili tarafından duruşma istemli, davacılar vekili tarafından katılma yoluyla ve duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ....ile davalı ..... vekili Avukat .....'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin 21.05.2018 tarihinde ev satın almak için bankadan 275.000,00 TL nakit para çektiklerini, çekilen parayı 130.000,00 TL ve 145.000,00 TL olarak iki ayrı çantaya koyup araçlarına binerek müvekkil Kemal'in kız kardeşinin ikamet ettiği davalı siteye gitmek üzere yola çıktıklarını, siteye giriş yapmak için güvenlik girişine geldiklerini güvenlik görevlisi tarafından kendilerine kime geldiklerinin sorularak daire sakinlerine telefon ile bilgilendirme yapılarak bariyerin kaldırıldığını ve müvekkillerinin içerisinde bulunduğu araç ile site içerisine giriş yaptığını, bu esnada müvekkilinin aracının hemen arkasında bulunan beyaz renkli bir aracın bariyer henüz kapanmadan siteye giriş yaptığını, güvenlik görevlisi tarafından söz konusu aracın durdurulmadığını ve peşinden gidilerek gerekli sorguların yapılmadığını, müvekkilinin aracını park ederken söz konusu aracın yanlarından geçtiğini, araçlarından inip site bloklarına doğru giderken yüzü kar maskeli iki kişinin müvekkillerinden Kemal'in sırtına vurarak yere düşürdüğünü, eşinin kolundaki içerisinde 145.000,00 TL bulunan çantayı saplarını kopartarak çekip aldıklarını ve araca binip bariyeri de kırarak izlerini kaybettirtiklerini ileri sürerek; hırsızlık olayı neticesinde müvekkillerinin maddi zararı olarak 145.000,00 TL manevi zararı olarak da kişi başı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL'nn olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkillerinden site yönetimi ile diğer müvekkil olan güvenlik şirketi arasında 01.01.2018 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, 21.05.2018 tarihinde davacıların yüklü miktarda para ile birlikte bankadan çıktıklarını, yolda durarak börek aldıklarını ve davacı ...'ın aracın yanından iki kişinin birkaç defa geçtiğini karakol ifadesinde belirterek tedirgin olduğunu ve arabanın kapılarını kilitlediğini beyan ettiğini, kamera kayıtları incelendiğinde siteye gelirken hırsızlık aracının kendilerini takipte olduklarını, takip edildiklerini davacıların anlaması ve gereken tedbirleri alması gerektiğini, davacıların kendi güvenlik tedbirlerini almadıklarını ve siteye birlikteymiş gibi hareketle girdiklerini ve güvenlik güvenlik görevlisi görevini yapmasına rağmen güvenlik görevlisini de yanıltmış olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, söz konusu olay açısından davalı site yönetiminin; olay gününde tek bir personel görevlendirilmesi hususunda site alanının genişliği, kamera görüntülerini takip ve kimlik tespiti ile site içerisine alım yapma görevlerinin bir personelin yerine getirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olmasına rağmen eksik personel görevlendirilmiş olması, diğer davalı ... şirketinin olay tarihinden önceki risk analiz raporunda belirtilen güvenlik zaafiyetlerini gidermemiş olması nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı ... şirketi yönünden hizmet sözleşmesi imzalarken öngördüğü risklere uygun sözleşme imzalamamış olması, hizmet akdi yükümlülüğü çerçevesinde görevini gereği gibi ifa edemeyeceği aşikar olacak şekilde tek bir güvenlik görevlisi çalıştırması, olay günü güvenlik görevlisinin özel güvenlik zorunlu mali sorumluluk poliçesinin olmadığı, özel güvenlik olarak çalışma izin belgesinin olup olmadığının anlaşılamaması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu, davacıların ise banka çıkışı yüklü nakit para ile seyir halindeyken takip edildiklerine dair şüphe duymalarına rağmen konuyla ilgili olağan tedbirlere başvurmamaları nedeniyle %30 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, davacıların kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; 101.500,00 TL tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacılar vekili ve davalı Site Yönetimi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kusur oranlarının oluşa ve olaya uygun olduğu, bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından hazırlandığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiş; davalı Site Yönetimi vekili temyiz, davacılar vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Site Yönetimi vekili; müvekkilinin haksız fiil niteliğinde bir eylemi bulunmadığını, davacıların olayın meydana geldiği sitede sakin olmadıklarını, dolayısıyla site yönetiminin site sakini olmayan bu kişilere dair temizlik, güvenlik veya her ne ad altında olursa olsun hiçbir hizmet yükümlülüğü bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin güvenlik şirketiyle anlaşarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, dosyada alınan raporda belirlenen kusur oranının hatalı olduğunu, olayın oluş şeklinin her aşamasında davacıların tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıların zarar miktarını dahi ispatlayamadıklarını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın sigorta şirketine ihbarı gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacılar vekili; müvekkillerine kusur atfedilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu olayın güvenlikli bir sitede meydana geldiğini, müvekkillerinin alınması gereken tüm önlemleri aldığını, manevi tazminat taleplerinin tam kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Sitede gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1. Davalı Site Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; olay gününde tek bir personel görevlendirilmesi hususunda site alanının genişliği, kamera görüntülerini takip ve kimlik tespiti ile site içerisine alım yapma görevlerinin bir personelin yerine getirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olmasına rağmen eksik personel görevlendirilmiş olması, diğer davalı ... şirketinin olay tarihinden önceki risk analiz raporunda belirtilen güvenlik zaafiyetlerini gidermemiş olması nedeniyle kusurlu bulunduğu, davalı Site Yönetiminin güvenlik hizmetlerinin usulüne uygun şekilde yerine getirildiği düşüncesinde olan sitede oturanlara karşı olan sorumluluğu doğrultusunda aynı sitede mukim akrabalarını ziyaret için gelmiş davacılara karşı site içerisinde meydana gelen hırsızlık olayından sorumluluğu bulunduğu, davacıların meydana gelen zararlarını banka kayıtları ve olayın akabinde polise vermiş oldukları ifadeleri ile ispatladıkları anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu hırsızlık olayının yaşandığı sitenin yüksek güvenlikli olduğunu düşünerek buradan konut satın alan ve ikamet eden yakınlarını sitenin güvenlikli olduğunu düşünerek çektikleri parayı yanlarına alarak ziyaret eden davacıların, parayı çektikten sonra çanta içerisinde koydukları, şahsi araçlarını kullanarak ve güvenli olacağı düşüncesiyle davalı siteye geldikleri, ayrıca koruma tedbiri almaları beklenemeyeceğine göre; davacıların somut olayda ihmallerinin ve müterafık kusurlarının bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda 1.bentte açıklanan gerekçeyle davalı Site Yönetimin temyiz itirazlarını REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Yukarıda 2.bentte açıklanan gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, 4. Davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,

40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı Site Yöneteminden alınıp davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4656, K. 2026/3828, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4656-e-2026-3828-k-1004693d60ec