Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3969 E. 2026/1180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3969
Karar No
2026/1180
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1724 E., 2025/1113 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/395 E., 2023/75 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin icra yoluyla satın aldığı ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... sokak No: 15 adresindeki taşınmaza abonelik tesisi için davalı ...'ye başvurduğunu, davalı ...'nin taşınmazın önceki sahibi olan dava dışı şirkete ait 45.940,53 TL borç nedeniyle davacının abonelik tesisi talebini reddettiğini, akabinde davalı ... tarafından yapı ruhsatının 31.07.2013 tarihli olduğu ve süresinin dolduğundan bahisle abonelik işleminin yapılamadığını, iş bitirme tutanağı ve kanal vizesi ile birlikte müracaat edilmesi durumunda abonelik tesisi talebinin incelenebileceğinin müvekkiline bildirildiğini, davacının talep edilen tüm evrakları davalı ...'ye ulaştırmasına rağmen dava dışı önceki malike ait borç ileri sürülerek abonelik tesisinin yapılmadığını belirterek, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile abonelik tesisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava dışı önceki abonenin taşınmazla ilgili inşaat aboneliğinin halen aktif olduğunu, ilgili yönetmelik hükümleri gereği bitirme tutanağı ve kanal vizesi ibraz edilmediği için yeni abonelik işleminin yapılamadığını, ayrıca taşınmaza ait eski dönemlere ilişkin çok sayıda borç bulunduğunu, yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği'nde (Yönetmelik) kanal vizesinin gerekli olduğuna dair bir düzenleme yer almadığından davacı bakımından abonelik tesisi şartlarının mevcut olduğu, bir taşınmazda şantiye aboneliği olmasının ferdi abonelik (iş yeri aboneliği) tesisine engel olmayacağı, davalının davacıyı abone yapmaktan kaçınması için haklı sebebi bulunmadığı, davacının taşınmazı yeni satın aldığı, davacı adına hiç abonelik tesis edilmediği, davalı idareye başka bir abonelikten dolayı da borcu bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının 45.490,53 TL borçlu olmadığının tespitine, davacıya abonelik tesisi suretiyle muarazının giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 29.12.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile dava konusu aboneliğin geçmiş borcunun davacıdan kaynaklanmadığı, davacının dava konusu yeri satın almadan önceki tahakkuk dönemine ilişkin olduğu, 45.940,53 TL'den borçlu olmadığı, davacının satın aldığı binaya tedbiren su akışının sağlandığı, davacının dava konusu yeri otel olarak kullandığı ve abonelik tesisinin gerektiğinin tespiti ve Yönetmeliğin 33/7. maddesi "..aynı kullanım yerine ait önceki abonelerin borçlarından yeni abone sorumlu tutulamaz" hükmü göz önünde bulundurulduğunda Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava konusu abonelik tesisi talep edilen taşınmazın halen inşaat aboneliğinde olup, davacı tarafça yeni abonelik için gerekli belgelerin sunulmadığını ve eski borçların da ödenmediğini, ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca su tüketiminden fiili kullanıcıların da müteselsilen sorumlu olduğunu, bu hususlar dikkate alınmadan eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının borçlu olmadığının tespiti ve davacı adına abonelik tesisi suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yönetmeliğe uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3969, K. 2026/1180, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3969-e-2026-1180-k-edd67521eb38