Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3416 E. 2025/4132 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3416
Karar No
2025/4132
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1102 E., 2024/794 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/185 E., 2023/102 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkinin sona ermesine rağmen davalının bu ilişki dolayısıyla kendisine verilen paralarla ilgili olarak yaptığı harcamaları belgelendirmediği gibi paraları iade de etmediğini, bu nedenle hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Ordu İcra Dairesinin 2022/5636 E. sayısı takip dosyasındaki itirazının 1.000,00 TL’lik kısmının iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; iş mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk şartının sağlanmadığını, aynı konuda açılmış davanın bulunduğunu (Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/476), davacı şirketin trafik kazası mağdurlarının maddi ve cismani zararlarının sigorta şirketlerinden tahsili, sigorta şirketi ile uyuşmazlık çıkması durumunda dava açılması için avukat tayini faaliyetini yürüttüğünü, müvekkilinin ise davacı şirkete başvuran trafik kazası mağdurlarından vekalet alınması, özel kurumlar ve kamu kurumlarından belge temini, sigorta dosyasının takibi, bu sayılan işlemlerin yürütülmesi sırasında yapılacak masrafların ilgili yerlere ödenmesi, işlemlerin sonuçlandırılarak tazminatın tahsili işini yapan davacı adına Giresun ilindeki işlerden sorumlu müdür olarak aylık 5.000,00 TL net maaş ve her dosyaya göre belli oranda prim karşılığı şirkete bağımlı olarak çalışan işçi olduğunu, 01.06.20 16... .12.2019 tarihleri arasındaki çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyerek sigortasız çalıştırıldığını, davacının bölge bölge görevlendirdiği pek çok işçisi olduğunu ve bu kişilerle “temsilci sözleşmesi” adlı sözleşmeleri imzaladığını, bu kapsamda müvekkilinin görevlendirildiği hasar dosyaları için harcanacak masrafları müvekkilinin banka hesabına gönderdiğini, müvekkilinin bu paraları ilgili mercilere ödediğini, ve faturalandırarak davacıya e-posta veya posta yoluyla ilettiğini, bununla ilgili ayda bir mutabakat ekstresi adı altında aylık mizan düzenlendiğini, temsilci olarak anılan işçilerin bu ekstreleri imzalamak zorunda olduklarını, imzalamazlarsa işten çıkarılmakla tehdit edildiklerini, ekstre incelendiğinde müvekkilinin borcu kabul ettiğine dair bir cümlesinin bulunmadığını imzanın ekstrenin tebliğ alınmasına ilişkin olduğunu, ekstrenin gerçeği yansıtmadığını, tutarların çoğunun müvekkiline gönderilmediğini, davacının ekstrede gönderdiğini iddia ettiği paraları gönderdiğini ispatlamak zorunda olduğunu, davacının son mutabakat ekstresini sunmayıp eskisini sunarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, son ekstrede kabul anlamına gelmemekle beraber 85.815,66 TL borçlu göründüğünü, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, davacının bu harcamalar için ticari defterlerini sunmak zorunda olduğunu, anılan harcamaların hiçbirinin olmadığı ekstrenin müvekkiline zorla imzalatıldığının ortaya çıkacağını, davacının Avukatlık Kanununa aykırı olarak hala “kaza çantacılığı” yapmakta olduğunu, şirketin kurucusunun mali suçtan dolayı ceza evinde olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olmadığı gibi işçilik alacaklarının olduğunu savunarak davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacıya ait olduğu, davacının delil olarak, sigorta temsilcilik sözleşmesine, mutabakat ekstresine, hesap hareketlerine ve dekontlara dayandığını, davalının ise iddiaları kabul etmeyerek davacının ticari defter ve kayıtlarına dayandığı, davacı vekiline dava konusu iddia edilen masraflara ilişkin 2017, 2018, 2019 yıllarının ticari defter ve kayıtlarının aslını ya da noter onaylı birer örneğini ibraz etmek üzere 2 hafta kesin süre verilmesine rağmen ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulmadığı, davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesi gereği davalının iddiasını ispat etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; alacağın varlığının ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, dekontlar ile davalının müvekkiline borcu olduğunun ispatlandığını, davalının ödediğini ispat etmesi gerektiğini, bunun dışında sunulan mutabakat ekstreleri, temsilci sözleşmesi, özlük dosyasının da dikkate alınmadığını, davanın ticari dava olmaması nedeniyle ticari defterlerin sunulmasında hukuki yarar olmadığı için sunmadıklarını belirterek kararı temyiz etmiştir. B.Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki "Sigorta Temsilcilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacının, tarafların arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında borç olarak gönderdiği paraların davalı tarafından işin yürütülmesi kapsamında harcanmadığı gibi iade de edilmediğini iddia ettiği, bununla ilgili olarak 22.06.20 17... .05.2019 dönemlerine ilişkin neticede 184.061,07 TL borç kaldığını gösteren "mutabakat ekstresi" ile 2019 yılı Ağustos ayından Aralık ayına kadarki döneme ilişkin "ödünç" açıklamasını içeren dekontları sunduğu, buna karşılık davalının aralarındaki sözleşme kapsamında ayda bir mutabakat ekstresi düzenlendiğini, davacının son mutabakat ekstresini sunmadığını, kendisine belirtilen kadar para gönderilmediğini, ekstrenin kendisine zorla imzalatıldığını, gönderilen paraların ilgili yerlere ödendiğini savunarak davacının ticari defterlerine delil olarak dayandığı mahkemece verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulmadığı anlaşılmıştır. HMK'nn 222. maddesinin 5.fıkrasına göre taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Buna göre davacının sunduğu mutabakat ekstresinde yer alan tutar ile dekont tutarları toplamı takip miktarı ile uyuşmadığı gibi davalı taraf davacının ticari defterlerindeki kayıtlara dayandığı halde davacı, verilen kesin sürede defterlerini ibraz etmemiş olmakla davalı, savunmasını ispat etmiş sayıldığından davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmek gerekmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3416, K. 2025/4132, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3416-e-2025-4132-k-31cccbc4a3a3