Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2609 E. 2025/5409 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2609
Karar No
2025/5409
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/741 E., 2025/964 K. DAVA TARİHİ : 12.01.2024

İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/81 E., 2024/1811 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı vekilinin duruşma isteminin ise nitelik itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının 01.01.2018 tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, ödediği aylık 101.244,00 TL kira bedelinin emsal kiralara göre düşük olduğunu ileri sürerek; 01.01.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kira bedelinin aylık net 210.000,00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 01.01.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık kira bedelinin net 189.000,00 TL (brüt 236.250,00 TL) olarak tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, 15.01.2025 tarihli ek karar ile davalı vekilinin süresinde olmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davalı vekili ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında yer alan 28.11.2019 tarihli vekaletname ile davalı şirketin Avukat ... ile Avukat ...’i vekili olarak tayin ettiği, yargılamayı aktif olarak Avukat ... takip etmiş ise de cevap dilekçesinde ve gerekçeli karar başlığında da vekil olarak ismi geçen ve vekaletnamede ismi yer alan vekillerden Avukat ...’e gerekçeli kararın tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 75. maddesinde “Dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekâletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir.’’; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinde; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır...” düzenlemelerinin bulunduğu, somut uyuşmazlıkta Avukat ... yargılamayı aktif olarak takip etmiş olsa dahi diğer avukatın azil edildiğine veya istifasına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, vekaletnamede ismi geçen vekillerden birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu, davalı vekili Avukat ...’e elektronik yolla yapılan gerekçeli karar tebliği usulüne uygun olup istinaf yoluna başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Kanunun 345. maddesi gereğince yasal iki haftalık süre içinde verilmemiş olması sebebiyle, İlk Derece Mahkemesince istinaf isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın, dosyayı takip etmeyen, daha önce kendisine hiç tebligat yapılmayan ve ofisten ayrılan avukata gerçekleştirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından söz konusu işten ayrılış bildirgesi ve diğer deliller incelenmeksizin ve değerlendirilmeksizin hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, vekaletnamede adı geçse bile dosyayı takip etmeyen avukata yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, avukatın diğer avukat ile olan iş akdinin sona ermesinin davalı ile olan vekalet ilişkisini sona erdirmeyeceğine, davalının vekillerinden birine tebligat yapılabilmesinin yeterli olmasına, davalı vekillerinden birine gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2609, K. 2025/5409, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2609-e-2025-5409-k-573e28e131a1