Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2190 E. 2025/5567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2190
Karar No
2025/5567
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/142 E., 2025/264 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2021/373 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalanarak Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti verildiğini, davalı Kurum tarafından 10.12.2020 tarihli yazı ile sunulmayan sağlık hizmeti (5 takip) konulu yazıda belirtilen beş kişinin ölüm tarihlerinden sonra, adlarına muayene/reçete girişlerinin Kuruma fatura edildiği ve bu sebeple Kurumun zarara uğratılmasından ötürü 2018 yılı SGK Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Alım Sözleşmesi'nin (12.13) maddesi uyarınca 50.000,00 TL cezai işlem uygulandığının ve bu miktarın müvekkile tahakkuk eden hakedişlerden kesileceğinin bildirildiğini, söz konusu işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, dava konusu cezai işleminin iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu işlemlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın cezai işleme konu hastalar için davalı Kurumun MEDULA sisteminden kaynaklanan nedenlerle provizyon alınamadığını ispat edemediği, gecikmeli olarak provizyon alınması gereken bir durumda, davacının belirttiği tarih sürelerinde, MEDULA'nın takibin gerçek tarihinde provizyon alınabilmesine müsaade edebildiği, hasta kayıtlarının yapıldığı protokol defterinde yer alan hasta geliş tarihleri ile provizyon alınan takip tarihinin aynı olduğu hususları değerlendirildiğinde; satın alma sözleşmesinin (12.13) maddelesine istinaden (5) adet takip için uygulanan 50.000,00TL cezai şartın ve sözleşmenin (13.5) maddesine istinaden uygulanan uyarı cezasının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin Türk Borçlar Kanunu'nun kabul ettiği ve davalı Kurum tarafından uygulanmaya çalışıldığı şekilde herhangi bir şirket birleşmesi yapmadığını,yalnızca doktor kadrolarının bir kısmını transfer ettiğini, devralınmayan bir kuruluşun borçlarından sorumlu tutulamayacağını, kısmi birleşme durumunun dikkate alınmaması halinde ise cezaya konu 5 kişinin hastane geçmişi ve epikrizleri incelendiğinde hastaneye başvuran devamlı hastalar olduklarını ve müvekkilin durumlarının aciliyeti sebebiyle anlık olarak provizyon sıkıntısına bakmadan kendilerinin tedavilerini gerçekleştirdiğini, müvekkillerce yapılan işlemlerde herhangi bir kasıt ve davalıyı zarara sokma amacı bulunmadığını, Mahkemece MEDULA sisteminin ve SGK'nın sorumluluğunun değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı hastaneye uygulanan cezai işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uyarınca tarafların imzaladıkları sözleşme ve eki niteliğindeki Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine bağlılığın esas olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2190, K. 2025/5567, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2190-e-2025-5567-k-778d089d3ce5