Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2126 E. 2025/5356 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2126
Karar No
2025/5356
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/183 E., 2025/437 K. DAVA TARİHİ : 26.10.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/108 E., 2022/82 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun (2022 sayılı Kanun) uyarınca bağlanan yaşlı aylığından yararlandıklarını, 08.03.2021 tarihinde davalı İdare tarafından aylıklarının kesildiğini, işlemin iptali için Konya 3. İdare Mahkemesine açtıkları davada görevsizlik kararı verildiğini, istinaf yoluna başvurmadıkları için kararın kesinleştiğini, müvekkillerinin oturdukları ev dışında herhangi bir taşınmazlarının bulunmadığını, yaş itibariyle çalışacak durumda olmadıklarını belirterek; kesilen yaşlılık aylıklarının tekrar bağlanmasını ve davacı ... için 5.345,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.345,00 TL birikmiş aylıkların kesinti tarihleri de gözetilerek aylık işleyecek faizleri ile birlikte davalı İdareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıların vakıflarında kayıtlı bulunduklarını, davacı ...'e cevaben yazılan 18.05.2021 tarihli ve 2263-77 sayılı yazıda nafaka alabilecek olması sebebi ile yaşlı aylığının bağlanmasının uygun görülmediğinin belirtildiğini, davacıların erkek çocukları ... ve ... emekli olduğunu, yine çocukları .... ... Belediyesinde kamu işçisi olarak çalıştığını, ilgili kanun gereği davacıların çocuklarından nafaka alabilecek olmaları sebebiyle aylık bağlanmasının uygun görülmediğinin tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli kararıyla; davacıların 2022 sayılı Kanunun aradığı muhtaçlık durumunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin, kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine ilişkin 23.09.2022 tarihli kararının Dairenin 22.02.2023 tarihli ilamıyla bozulması üzerine, 25.11.2023 tarihli kararıyla; davacılar için bağlanan anılan Kanun kapsamındaki aylığın, "nafaka bağlanması mümkün olanlar" kapsamında değerlendirilerek, davacıların ... isimli belediyede kamu işçisi olarak çalışan evlatlarının ekonomik durumu nazara alınarak kesilmiş ise de, dosya kapsamında yapılan araştırmalar, sosyal ekonomik tespitler, mal varlığı kayıtları gözetildiğinde, anılan davacıların evladının sosyal ekonomik durumuna göre davacılara yardım nafakası bağlanmasının, yardım nafakasının "yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi" ilkesine gözetildiğinde mümkün görünmemesi, yardım nafakası bağlanması durumunda dahi 2022 sayılı Kanunun 1/2 fıkrasına göre "kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimse" sıfatını kazandırmayacağı, davacıların anılan Kanunun amacı olan "muhtaç kimseler" konumunda bulunduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle; davacıların istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacıların aylıklarının kesilmesi işleminin iptaline, dava tarihi itibariyle tekrar bağlanmasına, talebe göre dava tarihinden önce birikmiş toplam 10.345,00 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairenin 18.11.2024 tarihli ilamıyla; somut olayda 2022 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin kamu gücü kullanılarak tesis edilmiş, tek yanlı, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde olduğu, Devletin 2022 sayılı Kanun gereğince muhtaç durumda bulunan yaşlılara yaptığı parasal yardım için bu Kanunun kendisine açıkça verdiği görev nedeniyle aracılık yaptığı, 2022 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca, Kanunun 1 ve 2. maddelerinin kapsamına girenlerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca aylık bağlanacağı ve Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden ödeneceği şeklinde düzenleme bulunduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında aylık bağlanmasında Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakıflarınca sosyal inceleme raporları ve gerektiğinde sağlık kurulu raporları da dikkate alınarak ilgililerin bu Kanuna göre aylık bağlanmasına haiz oldukları yönünde verilmiş kararların esas alınacağının kabul edildiği, bu kanuni düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde ise, 2022 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının Kuruluşu ve Organlarının 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma Teşvik Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlendiği, bu madde gereğince sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olsa dahi, Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakıflarının bu kanun kapsamındaki işlemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına tesis ettiği, 2022 sayılı Kanun kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına kamusal görevler yüklenen bu vakıfların bu kapsamda kamu gücüne dayanak işlem tesis etmiş olması nedeniyle aldığı kararların da idari işlem niteliğinde olduğu, işlem ve kararların idare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu, bir kamu idaresi olan Bakanlığın tesis edeceği aylık bağlama ya da kesme yolundaki tasarruflarda idari işlem mahiyetini koruyacak ve doğacak ihtilaflarda da yine idari yargı yeri görevli olacağından, idari işlemlerle ilgili uyuşmazlıkların adli yargı yerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, davayı görmekte idari yargının görevli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle, usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin idare mahkemesine gönderme kararı vermek yerine davanın usulden reddine karar vermiş olmasının yerinde olmadığını, Konya 3. İdare Mahkemesinin adli yargının görevli olduğuna karar verdiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve gerekçe Uyuşmazlık, 2022 sayılı Kanun uyarınca muhtaçlık aylığı bağlanması istemiyle davalı Vakfa yapılan başvurunun reddine ilişkin mütevelli heyet kararının iptali edilerek, muhtaçlık aylığı bağlanması ve kesilen aylıkların iadesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu ve İşleyişi Hakkında Kanunun 14... . Maddeleri uyarınca adli ve idari yargı merciileri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkması halinde kararın kesinleşmesinden sonra, adli ve idari yargı dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilerek görevli yargı merciinin belirlenmesinin son görevsizlik kararını veren yargı merciinden talep edilebileceğinin açık olmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2126, K. 2025/5356, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2126-e-2025-5356-k-bfeda1975ae5