Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2020 E. 2025/5376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2020
- Karar No
- 2025/5376
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi DAVA TARİHİ : 17.07.2014 İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Kurum tarafından davalı eczacı hakkında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 08.04.2011 tarihli ve 2 sayılı soruşturma raporunda, sahte ilaç kullanım raporlarına istinaden düzenlenen reçetelerin davalıya ait eczane tarafından fatura edildiğinin tespit edildiğini ve taraflar arasında imzalanan 2009 yılı Protokolünün (6.3.19.) maddesi uyarınca sözleşmenin 2 yıl süreyle feshedilerek davalı hakkında 644.038,70 TL cezai işlem uygulandığını, ayrıca Protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca 64.403,87 TL reçete bedelinin tahsiline karar verildiğini, davalıya yapılan tebligata rağmen reçete bedeli ve cezai şartın ödenmediğini ileri sürerek; reçete bedeli olan 64.403,87 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren, 644,038,70 TL cezai şartın ise şartın gerçekleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili eczacının ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 24.04.2014 tarihli yazısıyla, sahte olarak düzenlenmiş reçetelerin Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle; 2009 yılı Protokolünün (6.3.19) maddesi gereğince 2 yıl süreyle sözleşmenin feshedildiğinin ve 644.038,70 TL cezai işlem ile 64.403,87 TL reçete bedelinin tahsiline karar verildiğinin bildirildiğini, Kurum tarafından cezai işlemlere ilişkin yapılan tespitlerin doğru olmadığını, bilgisi dışında meydana gelen bir sahtecilik durumundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/137 E., 2019/31 K. sayılı kararı ile davalı hakında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarını zararına dolandırıcılık suçlarından beraat karar verildiği, kararının kesinleştiği, beraat kararının hukuk hâkimi için bağlayıcı olmadığı, ancak maddi anlamda kuvvetli delil oluşturduğu, davacının, davalının Kurumu zarara uğrattığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece, ceza dosyasındaki tespitler doğrultusunda herhangi bir araştırma yapılmadan ve yeni bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, ceza davasındaki kusur ve zarar hesabının hukuk hakimini bağlamadığını, Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin Protokol ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı eczacı hakkında 2009 yılı İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan cezai şart ve reçete bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Somut olayda; davalı eczacının, reçeteleri davacı Kuruma fatura etmesinde kusurunun olmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Ancak, davalının reçete bedelini, sorumlu olmayan davacı Kurumdan tahsil etmesi mümkün değildir. Zira, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davacı Kurum sorumlu tutulamaz. Davalı, reçete bedelini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebilir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; Protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca tesis edilen reçete bedelinin tahsiline dair talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.