Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1984 E. 2025/5804 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1984
Karar No
2025/5804
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1345 E., 2025/349 K.. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/653 E., 2023/130 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 17.05.2015 tarihinde iki katlı evinin damına çıktığı sırada 1,5 metre yükseklikten geçen yüksek gerilim hattına ait elektrik kablosu ile akıma kapılarak dengesini kaybettiğini ve yere düştüğünü, oluşan kazadan davalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkilinin çocuk yaşta olması nedeniyle kazanın oluşabileceğini öngörmesi mümkün olmadığı gibi kazanın kabloya dokunmasıyla değil güneş enerji vanasını açmasıyla meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.500,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 3.489.014,95 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; bahse konu müvekkil şirkete ait hattın 1980 yılında Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği esaslarına uygun olarak yapıldığını, davacının babası ...'ün gerek emniyet mesafelerine aykırı şekilde ek yapmış olduğu ruhsatsız yapı sebebiyle gerekse de olay tarihinde 16 yaşında olan davacıyı koruma ve gözetme yükümlülüğüne aykırı davranmış olması sebebiyle oluşan kazadan sorumlu olduğunu, dava konusu olayla ilgili olarak müvekkil şirket personelinin Silifke 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/45 Esas sayılı dosyasında yargılandığını ve kusuru bulunmadığından beraatine karar verildiğini, ayrıca davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı şirketin %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, davalının meydana gelen olayda tehlike sorumluluğu esasına dayalı kusursuz sorumluluk halinin bulunduğu, kazanın meydana gelmesinden dolayı davalılar ve diğer kusurlular ile arasında müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğu, kazada davacının kusurunun bulunmadığı, davalının tam sorumluluk esasına göre 11.05.2023 havale tarihli hesap bilirkişisi ek raporundaki %100 kusur yönünden hesaplanan bedele itibar edildiği, ayrıca davacının geçici iş göremezlik süresinin 18 yaşından önceki döneme denk gelmesi nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 500,00 TL'nin kaza, 3.488.514,95 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplamda 3.489.014,95 TL daimi iş göremezlik tazminatının, 500,00 TL'nin kaza, 1.147,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplamda 1.647,00 TL tedavi ve bakıcı giderleri tazminatının ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalının meydana gelen olayda tehlike sorumluluğu esasına dayalı kusursuz sorumlu olduğu kazanın meydana gelmesinde davalı ile diğer kusurlular arasında müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, davalının tam sorumluluk esasına göre 11.05.2023 havale tarihli hesap bilirkişisi ek raporundaki hesaplamalara itibar edilerek %100 kusur yönünden hesaplanan bedele itibar edilmiş olmasında hukuka aykırılık olmadığı, hükmedilen maddi tazminatlara kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, kaza tarihi ve ıslah tarihi şeklinde ikili ayrım yapılmasının doğru olmadığı, ayrıca Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 3.489.014,95 TL daimi iş göremezlik tazminatının, 1.647,00 TL tedavi ve bakıcı giderleri tazminatının ve 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; davaya konu olayın davacının babasının enerji nakil hattının tesisinden sonra emniyet mesafelerine aykırı olacak şekilde hareket etmek suretiyle müvekkilinin bilgisi dışında ruhsatsız ek yapı inşa etmesi nedeniyle meydana geldiğini, işbu ruhsatsız yapıyı tespit, ceza ve yıkım işlemlerini gerçekleştirmeyen ... Belediyesinin olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davanın ihbarı taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, davaya konu yerde bakım onarım eksikliğinin mevcut olmadığını, müvekkil şirket personeli ....'nin ceza kovuşturmasında beraat ettiğini, hükme esas alınan raporu kabul etmemekle birlikte müvekkili şirkete atfedilen %30 kusur oranı dikkate alınmayarak %100 kusur üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davacı vekili; müvekkilinin aylık asgari ücret tutarında kazanç sağlayabileceği görüşü ile asgari ücret baz alınarak hesaplama yapıldığını, nitekim müvekkilinin halihazırda yüksek lisansını tamamladığı göz önünde bulundurulduğunda ileriki dönemde asgari ücretten daha fazla kazanç sağlayacağının açık olduğunu, tüm bunlarla birlikte asgari ücret üzerinden değerlendime yapılacak ise güncel asgari ücret tutarı yönü ile hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan tazminat raporunun dosya kapsamına ve denetime elverişli bulunmasına, zararın gerçekleşme şekli ve maluliyet oranına göre takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1984, K. 2025/5804, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1984-e-2025-5804-k-b3c055dc00ba