Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1866 E. 2025/5194 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1866
Karar No
2025/5194
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2494 E., 2025/139 K. DAVA TARİHİ : 04.05.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/178 E., 2021/330 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 20.04.2017 tarihli yazısıyla; fatura edilen reçetelerde tahrifat yapıldığını gerekçe göstererek, 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.8.) maddesi uyarınca müvekkili hakkında yazılı uyarı ve 429.919,60 TL cezai şart uygulanacağını bildirdiğini, müvekkilinin 2006 yılında işlettiği ... Eczanesi hakkında Emekli Sandığına tabi hastalara verdiği ilaçlar nedeniyle 11 yıl sonra cezai işlem uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, reçetelerde tahrifat yapıldığına ilişkin iddianın davalı Kurum tarafından ispatlanamadığını ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumun Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından, devredilen Emekli Sandığına teslim edilen reçeteler ile ilgili olarak düzenlenen 19.06.2006 tarihli ve 69/1 sayılı raporda; davacının sahibi olduğu ... Eczanesi hakkında yapılan tespitler doğrultusunda, sözleşmenin 2006 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına Ek Protokolün (1/d) maddesi uyarınca 3 yıl süreyle feshedildiğini, fesih kararının davacıya 24.08.2006 tarihli yazıyla bildirildiğini ve ... Eczanesinin provizyon ekranının kapatıldığını, ancak davacının Kuruma verdiği 19.04.2017 tarihli dilekçeyle, eczanesi hakkında 2006 yılında uygulanan fesih işleminin 2016 yılı Protokolüne göre tekrar değerlendirilmesini talep ettiği, bunun üzerine davacı hakkında 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.8.) maddesi uyarınca yazılı uyarı ve cezai şart işlemi uygulandığını, Kurum işleminin Protokol ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sözleşmesinin 2006 yılında 3 yıl süreyle feshedildiği, davacının 19.04.2017 tarihinde Kuruma verdiği dilekçe ile fesih işleminin yürürlükte bulunan sözleşme koşullarına göre değerlendirilmesini talep ettiği, davacının bu talebinin münhasıran feshin iyileştirilmesine yönelik olduğu, bu nedenle 2004-2005 yılı sözleşmelerinde mevcut olmayan cezai işlemin uygulanmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu cezai işleme yönelik İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/348 E., 2012/197 K. sayılı kararı ile davacı eczacı hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın kesinleştiği, davacının fesih işlemine yönelik 2006 yılında İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu davanın takip edilmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın da 09.09.2016 tarihinde kesinleştiği, davacının Süreyyepaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine verdiği dilekçe ile 2006 yılında geçerli olan sözleşme şartlarına göre uygulanan 3 yıllık fesih cezasının yürürlükte bulunan sözleşme koşullarına göre değerlendirilip lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği, ceza dosyası içeriğinde tahrifat yapıldığı yönündeki tespit ve diğer deliller nazara alındığında, davacının sübut bulan sözlemeye aykırılığı sebebiyle Kurumun 2016 yılı Protokolünün (5.3.8.) maddesine dayanarak lehe olan düzenlenmeyi uygulamasının yerinde olduğu, bu nedenle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebi incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince yeniden araştırma yapılmaksızın Ceza Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek davanın reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda Kurum işleminin mevzuata aykırı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin bilgisi dışında reçete üzerinde yapılan sahteciliğin anlaşılmasının mümkün olmadığını, Kurumun müvekkili hakkında 2006 yılı Protokolünde yer alan tüm yaptırımları uyguladığını, 2016 yılı Protokolüne göre yeniden yaptırım uygulamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2016 yılı Eczane Protokolü uyarınca davacı hakkında uygulanan Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davacının talebi üzerine davalı Kurum tarafından 2016 yılı Protokolünde düzenlenen lehe hükümler dikkate alınarak cezai işlem tesis edildiğinin anlaşılmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1866, K. 2025/5194, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1866-e-2025-5194-k-88e6bce65be0