Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1851 E. 2025/2404 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1851
Karar No
2025/2404
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/212 E., 2025/205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/172 E., 2024/633 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 25.03.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (dava konusu yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 196.350,98 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.03.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1. Dava, hibe sözleşmesinden kaynaklanan 26.203,19 Euro alacağın tahsili istemine ilişkindir. 2. Yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise 20.02.2025 tarihli kararla davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Daire çoğunluğunca bu miktar dövizin dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğunun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; 3. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde “Adil yargılanma hakkı” ... insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en ... unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir. 4. Davalı yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen dava değeri 26.203,19 Euro olup, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2025 olan karar tarihi itibariyle Euro/TL kurunun 37,9369 TL olduğu, (26.203,19 Euro'nun) hüküm tarihi itibariyle değerinin 994.067,79 TL olduğu, HMK’nın 362/2. maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak, Mahkemenin dava olunan şeyin karar tarihindeki değerine göre temyiz miktar sınırının değerlendirilmesi gerektiği, 994.067,79 TL dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz miktar sınırının (2025 yılı itibariyle 544.000,00 TL) üzerinde olduğundan sayın Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum. 28.04.2025

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1851, K. 2025/2404, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1851-e-2025-2404-k-330d9c1bf269