Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1796 E. 2025/5374 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1796
Karar No
2025/5374
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1693 E., 2025/87 K. DAVA TARİHİ : 04.11.2013 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E., 2024/27 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili eczacının ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 08.10.2013 tarihli yazısıyla, fatura edilen 17 adet reçetedeki ilaçların teslim alındığına ilişkin imzaların adlarına reçete düzenlenen kişilere veya yakınlarına ait olmadığı gerekçesiyle, 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.3.) maddesi gereğince 1. kez yazılı uyarı ve 5.523,45 TL cezai şart, hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat küpürünün yer aldığı 1 adet reçetenin fatura edildiği gerekçesiyle, Protokolün (6.3.10.) maddesi gereğince 1. kez yazılı uyarı ve 250,00 TL cezai şart, 3 adet reçetede ödenmesi gereken muayene ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle, Protokolün (6.3.12.) maddesi gereğince 1. kez yazılı uyarı ve 290,00 TL cezai şart uygulanacağının, yönlendirme yasağının ihlal edildiği gerekçesiyle, Protokolün (6.3.24.) maddesi gereğince 1 yıl süreyle sözleşmenin feshedildiğinin ve toplam 1.246,69 TL reçete bedelinin müvekkilinden tahsil edileceğinin bildirildiğini, Kurum tarafından cezai işlemlere ilişkin yapılan tespitlerin somut verilere dayanmadığını ve hatalı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin hukuka aykırılığının tespiti ile muarazanın menini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2028 tarihli kararıyla; davanın, değişen Protokol hükümleri gereğince konusuz kaldığı gerekçesiyle; Kurum işleminin konusuz kaldığının tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli kararıyla; davaya konu işlemler nedeniyle ilgililer hakkında hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/23765 sayılı dosyasında başlatılan soruşturmanın derdest olduğu, bu soruşturmanın sonucu beklenilmeden hüküm kurulduğu, davalı Kurum görevlileri tarafından yapılan inceleme sırasında beyanları alınan Kurum sigortalısı hastaların/yakınlarının tanık olarak dinlenilmediği ve yargılama sırasında taraflar arasında imzalanan Protokol hükümlerinde yapılan değişikliklerin her bir dava konusu işlem yönünden ayrı ayrı değerlendirildiği bir bilirkişi raporu alınmadan karar verildiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 13.02.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı hakkında 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.) maddesi (2016 yılı Protokolünün (5.3.2.) madddesi) uyarınca uygulanan cezai işlem ve 1. kez yazılı uyarı işleminin, cezai işleme konu reçete içeriğindeki ilaçların sigortalı H.B.ye ait olmadığı tespit edildiğinden Protokole uygun olduğu, diğer reçeteler için tesis edilen işlemlerin Protokol hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine tesis edilen 08.10.2013 tarihli işlemin, 380,76 TL kesinti ve 1. kez yazılı uyarı cezası dışında yerinde olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun, dava konusu reçetelerin 2010 tarihli olması nedeniyle dava konusu işlemlerin 2009 yılı Protokolüne göre değerlendirilmesi gerektiği yönünde hatalı tespit ve hesaplamalar içerdiği, ancak karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı ve istinaf başvurusunda bulunan davalının da 2009 Protokol hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki beyanları karşısında, istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre Mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece çelişkili bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, rapora yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, davacı hakkında yapılan incelemede alınan hasta ifadeleri doğrultusunda işlem tesis edildiğini, uyuşmazlığa konu reçete ve faturaların 2010 tarihine ait olması nedeniyle davacı hakkında 2009 yılı Protokolü hükümlerine göre değerlendirme yapıldığını, davacının 2016 Protokolünün uygulanması yönünde bir talebinin bulunmadığını, Kurum işlemlerinin Protokole uygun olduğunu, harçtan muaf olan müvekkili Kurum aleyhine yargılama giderleri içerisinde başvurma harcının ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2009 yılı İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan Kurum işleminin hukuka aykırılığının tespiti ile muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, Protokolün (6.3.3.) maddesi uyarınca uygulanan cezai işleme konu reçetedeki ilacın hasta veya hasta yakınına teslim edilmediği hususunun tanık olarak dinlenen reçete sahibinin beyanı ile ispatlanmasına, diğer cezai işlemler yönünden 2016 yılı Protokolünde düzenlenen lehe hükümler dikkate alınarak hüküm kurulmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1796, K. 2025/5374, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1796-e-2025-5374-k-7ce3b84efc6c