Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1742 E. 2025/5219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1742
Karar No
2025/5219
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1290 E., 2025/166 K. DAVA TARİHİ : 11.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/271 E., 2023/51 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; .. İli ... İlçesi .. Mah. 1 78... parselde bulunan taşınmaz üzerine davalıların murisi .. .. ile davalıların bilgisi ve kendi istekleri dahilinde müvekkili tarafından birer adet beton bina, ahır ve samanlık inşa edildiğini, masraflarının tamamının müvekkili tarafından karşılandığını, muris ile davalıların yapılanların tamamının bedelinin ileride müvekkiline ödeneceği hususunda anlaştıklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, inşaatların 2011-2012 yılında başlandığının ve 2016 yılında tamamlandığının tanık ile ispatının mümkün olduğunu ileri sürerek; şimdilik 30.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ...,.........., davaya cevap vermemiştir. 2. Davalı ... vekili; davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 722 vd. maddeleri gereğince tazminat talep edemeyeceğini, sebepsiz zenginleşme için öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğunu, yapıların 2010 yılında yapıldığını, murisin bankadan çektiği kredi ve etrafından aldığı borç paralar ile taşınmazdaki inşaatı yaptırdığını, davanın miktar itibariyle de tanık ile ispat edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada davacı tarafça davalı arasındaki hukuki ilişkiye dayanılmadığı, zamanaşımının dolmadığı, davacının arazi maliki olmadığı veya malzeme sahibi olduğunu yeterli delillerle ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... vekilinin istinaf başvurusundan feragat ettiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; davacının iddiasını ispat edemediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın ispatı bakımından en önemli tanıkların ustalar olduğunu, yapıların müvekkili tarafından yaptırıldığı, malzeme paralarının ödendiği ve ustaların çalışmaları karşılığında hak ettikleri ücretlerin de aynı şekilde müvekkil tarafından ödendiğinin tanık beyanlarında yazılı olduğunun, müvekkilinin yapılar nedeniyle davalılar murisinden ve davalılardan taşınmazlarının bedelini alamadığı için tazminat talep etme hakkı doğduğunu, diğer tarafın ise bu nedenle sebepsiz zenginleştiğini, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandıkları halde Mahkemece yemin delilinin hatırlatılmadığını, duruşma zaptına ''yemin deliline dayanmayacağız'' şeklinde bir ifade yazılmış ise de bu şekilde beyanda bulunmadıklarını, mahalli bilirkişi listesine itiraz ettikleri halde bu itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TMK'nın 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190/1 maddesi gereği; herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davacı tarafın iddiasını HMK'nın 200 vd. maddelerine uygun şekilde ispatlayamadığı, duruşma tutanaklarının sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgeler oldukları, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde yemin deliline dayanmışsa da, 18.01.2023 tarihli duruşma tutanağında davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1742, K. 2025/5219, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1742-e-2025-5219-k-7eb80530a71f