Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1685 E. 2025/5190 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1685
Karar No
2025/5190
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1551 E., 2025/79 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/94 E., 2021/710 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1-b bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; birleşen 2014/301 E. sayılı davada, kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 71.807,94 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin bu davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl ve birleşen 2015/328 E. sayılı davalara ilişkin olarak, taraf vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davacı eczacının sahibi ve mesul müdürü olduğu ... ve . Eczaneleri hakkında Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.04.2012 tarihli ve 01 sayılı raporda, sahte olarak düzenlenen reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespit edildiği ve davalı hakkında 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19.) maddesi uyarınca cezai işlem uygulandığını, davalının Kurum zararını ve cezai şart alacağını ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 310.756,74 TL kurum zararı ile 3.107.959,60 cezai şart alacağının, alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Birleşen 2014/301 E. sayılı davada davacı vekili; davalı eczacının sahibi ve mesul müdürü olduğu .... Eczanesi tarafından müvekkili Kuruma teslim edilen reçeteler ve yapılan işlerle ilgili olarak düzenlenen 04.04.2012 tarihli ve 01 sayılı inceleme raporu doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, fesih işleminin durdurulması için davalı tarafından İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/419 E. sayılı dosyasında açılan davada verilen tedbir kararı uyarınca, davalının Provizyon ekranının açıldığını ve sözleşmenin fesihli olduğu 13.08.2013-11.10.2013 tarihleri arasında 71.807,94 TL bedelli reçete karşılandığını, bu tutarın davalıya yersiz olarak ödendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 71.807,94 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. 3. Birleşen 2015/328 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 29.07.2013 tarihli yazısıyla, Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak sahte reçete fatura edildiği gerekçesiyle, 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19.) maddesi uyarınca sözleşmenin 2 yıl süreyle feshedildiğinin ve 310.756,74 TL reçete bedeli ile 3.107.959,60 TL cezai şartın müvekkilinin alacaklarından tahsiline karar verildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin iddia edilen sahtecilik eylemine bir dahilinin bulunmadığını, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen 2014/301 E. sayılı davada davalı vekili; müvekkilinin eczacılık diplomasını aylık bedel karşılığında dava dışı V.Z.ye kiraladığını, soruşturma raporunda adı geçen K.D.nin müvekkilinin çalışanı olmadığını, müvekkilinin iddia edilen sahtecilik eylemine iştirakinin bulunmadığını, dava dışı şahısların hukuka aykırı eylemlerinden sorumlu tutulamayacağını, Kurum işleminin Protololün (6.3.19.) maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen 2015/328 E. sayılı davada davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından 2014/94 Esas sayılı (asıl dava) dosyası ile aynı konuda alacak davası açıldığını, bu nedenle açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı hakkında Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.04.2012 tarihli ve 01 sayılı inceleme raporu doğrultusunda cezai işlem tesis edildiğini, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen 2014/301 E. sayılı davada, Protokolün (6.3.19.) maddesine göre yaptırım uygulanabilmesi için eczacının sahteciliği kasten yapmış olmasının gerektiği, üçüncü kişilerin eylemleri nedeniyle eczacıya yaptırım uygulanamayacağı, davalı eczacının kasıtlı eylemiyle Kurum zararına sebep olmadığı hususunun kesinleşen ceza yargılaması sonucundan anlaşıldığı, birleşen 2015/328 E. sayılı davada ise, davalı eczacı tarafından davacı Kuruma karşı menfi tespit davası açıldığı, aynı konuda davalı Kurum tarafından açılmış alacak davası bulunması nedeniyle açılan menfi tespit davasında hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen 2014/301 E. sayılı davada davacı-birleşen 2015/328 E. sayılı davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/411 E., 2018/218 K. sayılı kesinleşen beraat kararı gereğince, asıl ve birleşen davada davalı eczacının, soruşturma konusu olan sahte raporun ve reçetenin düzenlenmesine katıldığı ve sahteciliği yapan kişilerle işbirliği içinde olduğunun anlaşılamadığı, davacı Kurumun da bunun aksini ispat eder şekilde dosya kapsamına bilgi ve belge sunamadığı, bu nedenle davalı eczacı hakkında cezai şart uygulanmasına yönelik kararın yasal dayanağının bulunmadığı, ancak davalı eczacının Protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca sahte reçete bedelini, sorumlu olmayan davacı Kurumdan tahsil etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen 2014/301 E. sayılı davada davacı-birleşen 2015/328 E. sayılı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden asıl davanın kısmen kabulüne, 310.756,74 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, cezai şart bedelinin tahsili talebinin reddine, birleşen 2014/301 E. sayılı davanın kabulüne, 71.807,94 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen 2015/328 E. sayılı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı- birleşen 2015/328 E. sayılı davada davalı vekili; davalı eczacının taraflar arasında imzalanan Protokol hükümlerini ihlal ettiğinin düzenlenen müfettiş raporu ile sabit olduğunu, müvekkili Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Asıl davada davalı-birleşen 2015/328 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkili hakkında sonradan imzalanan Protokoller uyarınca lehe olan Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin hakkında yürütülen ceza kovuşturmasından beraat ettiğini, Mahkemece müfettiş raporuna esas reçetelerdeki adlarına ilaç yazıldığı iddia edilen kişilerin tanık olarak dinlenilmediğini, üçüncü kişilerin eylemlerinden sorumluğu bulunmayan müvekkili aleyhine reçete bedelleri yönünden davanın kısmen kabul edilmesinin Protokole aykırı olduğunu, birleşen 2015/328 E. sayılı dava yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle verilen ret kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada, davalı eczacı hakkında 2009 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan cezai şart alacağının ve reçete bedelinin tahsili; birleşen 2015/328 E. sayılı davada ise, davacı eczacı hakkında uygulanan cezai şart işlemi nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, cezai işleme konu eylem nedeniyle kesinleşmiş Mahkeme kararının bulunmasına, Kurum sorumluluğunda olmayan reçete bedellerinin davacı Kurumdan tahsil edilmesinin mümkün olmamasına, birleşen 2015/328 E. sayılı davada İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacının temyiz hakkı bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Birleşen 2014/301 E. sayılı davaya yönelik, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1685, K. 2025/5190, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1685-e-2025-5190-k-94a0e97cea85