Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1523 E. 2025/4838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1523
Karar No
2025/4838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/125 E., 2025/118 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/112 E., 2024/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; orman muhafaza memurları tarafından tanzim olunan 29.05.2021 tarihli suç tutanağına ve tahkikat evraklarına göre, aynı tarihte saat 11:48'de gelen yangın ihbarı üzerine ekiplerin, .. Mahallesi .. Mevkiisine intikal ettiklerini, 1 82... nolu bölmede ormanlık alanda çıkan yangının 03.06.2021 günü söndürüldüğünü, orman memurları ve kolluk görevlilerince yapılan tahkikat sonucunda yangının davalıların haksız eylemleri nedeniyle çıktığının tespit edildiğini, davalılar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, davalılardan .. ve ..'nin diğer davalılar olan .. ve ..'nın çalışanları olduklarını, bu nedenle davalıların tümünün müvekkili İdarenin uğradığı zararı gidermek zorunda olduklarını, yangından doğan İdare zararının 792.356,00 TL ağaçlandırma gideri ve 2.066.812,97 TL yangın söndürme gideri olmak üzere toplam 2.859.168,97 TL olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 2.859.168,97 TL'nin haksız fiil tarihi olan 29.05.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve tahsil tarihine kadar işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkillerinden ... ve ..'nın yangının meydana geldiği alana yakın mesafedeki 2 16... parsel nolu arazinin sahibi olduğunu, ... ve ...'nin ise bu kişilerin çalışanları olduklarını, meydana gelen yangına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, müvekkilleri hakkında savcılıkça başlatılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kesinleştiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından düzenlenen suç tutanağının görgü ve bilgiye dayanmayıp soyut iddialara dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; savcılıkça ..., ..., ... ve ... aleyhine başlatılan soruşturma neticesinde 08.02.2022 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleştiği, dosyada suçun işlendiğine dair somut delil bulunmayıp sadece soyut iddiaların bulunduğu, her ne kadar kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar hukuk hâkimi bakımından bağlayıcı değilse de, cezai soruşturma ile yetinilmeyerek taraflarca gösterilen delillerin toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle davalıların isnat edilen haksız eylemi işlediklerinin sabit olmadığı, davacı tanığının da beyanlarının genel olarak görgüye değil yoruma dayalı olduğu, yangının çıkmasında herhangi bir eylemleri bulunmayan davalıların yangın nedeni ile oluşan zarardan da sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 29.05.2021 tarihinde .. Mahallesinde çıkan orman yangını nedeniyle yangın söndürme ve ağaçlandırma giderlerinin davalılardan talep edildiği, davalılar hakkında delil bulunmadığı gerekçesiyle Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/6693 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve zamanaşımı süresince şüphelilerin bulunması için daimi arama kararı alındığı, davacı idarenin suç tutanağı ile dosya kapsamında alınan yangın bilirkişi raporunda yangının davalılara ait arazi içinde başladığı, arazi çevresinde yangına sebep olabilecek başka bir etkenin bulunmadığı değerlendirmesinin soyut nitelikte olduğu, kaldı ki davalıların orman yangınına neden olduklarını kabul etmedikleri, bu hali ile ispat yükü kendisine düşen davacı İdarenin dosyadaki mevcut delil durumuna göre zararın davalılarca meydana getirildiğini usulünce kanıtlayamadığı, yalnızca zarar olgusuna dayalı olarak davalıların tazminata mahkum edilmesinin hukukun genel ilkelerine ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, taleplerinin Mahkemece karşılanmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taksirle orman yangınına sebebiyet verme nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında toplanan deliller, suç tutanağı, savcılıkça yürütülen soruşturma sonucunda davalılar hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki karar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu yangına davalıların sebebiyet verdiğinin ispat edilememesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1523, K. 2025/4838, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1523-e-2025-4838-k-7d3d1812df16