Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1096 E. 2025/4668 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1096
Karar No
2025/4668
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1365 E., 2024/2168 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/877 E., 2023/801 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin davalılardan elektrik enerjisi temin ettiğini, elektrik enerjisi miktarları ve faturalandırmaya esas bilgilerin sayaç okunarak belirlendiğini, sayaç okuma başına sabit bir ücret olması gerekirken tüketilen enerji miktarları üzerinden nispi ücret tahsil edildiğini, Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2011 tarihli ve 2008/2695 E., 2011/1368 K. sayılı ilamı ile ...'nın 875 sayılı kararının iptaline karar vermesi nedeniyle perakende satış hizmet (PSH) bedelinin nispi ücret olarak tahsilinin hukuki dayanağının ortadan kalktığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların 2013 Ocak -2015 Aralık dönemlerinde fazladan tahsil ettiği KDV dahil 1.000,00 TL tutarındaki PSH bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.03.2023 tarihli dilekçesiyle talebini 456.925,12 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... . vekili; dağıtım şirketi olan müvekkilinin ilgili dönemde tahsil ettiği bedelleri sadece aracı olarak tahsil edip tarifeye aktardığını, dava konusu bedelin muhatabının diğer davalı perakende şirketi olduğunu, davacının ödemelerinde ihtirazı kayıt olmadığını, düzenleyici işlemin iptali veya yürütmesinin durdurulması kararlarının davacının ilgili mevzuatın yürürlüğü tarihinden önceki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, aksi kabulün hukuki güvenlik ilkesi aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı .. vekili; Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2011 tarihli ve 2008/2695 E., 2011/1368 K. sayılı kararı ile geçiş döneminde kWh bazında uygulama yapılacağına dair kural iptal edilmişse de bu kararın yalnızca serbest tüketicilere yönelik olarak verildiğini, davacı şirket ile müvekkil şirket arasındaki ilişkinin son kaynak tedariği olduğunu, son kaynak tedariğinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (z) bendinin (ee) alt bendinde tanımlandığını, davacı şirketin müvekkili şirket nezdinde serbest tüketici olmadığını, PSH ve sayaç okuma bedeli açısından 2013-2015 döneminde tüm tüketiciler için maktu bedel belirlendiğini, davacının bu bedelin kWh cinsinden belirlendiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan işlemlerin ... tarafından yapılan düzenlemelere, kurul kararlarına, tarifelerine ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ...'nın 875 sayılı kararının iptalinden sonra ... tarafından serbest tüketiciler için yürürlüğe konulmuş PSH bedellerinin tahsiline ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla, davacının tüketim miktarının yönetmelikte belirlenen limitlerin üzerinde olması nedeniyle davacının serbest tüketici olduğu, tahakkuk ettirilen ve tüketilen enerji miktarı üzerinden maktu PSH bedeli alınması gerekirken PSH bedellerinin nispi olarak tahsil edildiği, davacıdan 2013 Ocak-2015Aralık döneminde fazladan tahsil edilen bedelin 387.224,89 TL ve bu bedele ait KDV'nin ise 69.700,23 TL olduğu, davalı ..'ın dava konusu dönemde yetkili olmadığı gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... ... yönünden ise davanın kabulü ile 456.925,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı adına düzenlenen faturada 2013-2015 dönemine ait PSH bedeli olarak her sayaç başına sabit ücretin hesaplanması gerektiği halde ...'nın 24.08.2006 tarihli ve 875 sayılı kararı ile tüketilen enerji miktarına göre değişik miktarda PSH'ın davacı şirketten tahsil edildiği, Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2011 tarihli ve 2008/2695 E. 2011/1368 K. sayılı kararı ile bu maliyetlerin abone grubuna ve tüketim enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit ücret uygulanması gerektiğinden bahisle ...'nın 24.08.2006 tarihli ve 875 sayılı kararın iptaline karar verildiği, geçmişe etkili olarak ortadan kalkan düzenleyici işlem nedeniyle, davalı şirket tarafından geçiş döneminde fazladan tahsil edilen PSH bedelinin davacıya iadesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ve taraf denetimine elverişli, ayrıntılı ve açıklayıcı, hukuka uygun olduğu, ancak tedarikçi konumunda olan dağıtım şirketi ADM ... ile pazarlayıcı konumunda olan perakende satış şirketi ...'ın davacı şirkete karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek, 456.925,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ... vekili; müvekkili yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, Danıştay 13. Dairesinin iptal kararının yalnızca serbest tüketicilere yönelik olduğu, iptal hükmünün uygulanabilirliği salt limiti geçen tüketiciler için değil limiti geçen ve ikili anlaşma imzalayarak tedarikçisini seçen tüketiciler için geçerli olduğunu, davacının talepte bulunduğu dönemde ikili anlaşma akdetmeden serbest tüketici limitini geçmeyen tüketiciler gibi düzenlemeye tabi tarifeden elektrik kullandığını, davacının ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yaptığını, düzenleyici işlemin iptali veya yürütmesinin durdurulması kararlarının davacının ilgili mevzuatın yürürlüğünden veya alındığı tarihten önceki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. 2. Davalı ... vekili; serbest tüketici limitini kullanımlarında aşmasına rağmen herhangi bir tedarikçi ile ikili anlaşma yapmamış tüketicilerin serbest olmayan tüketici gibi işlem gördüğünü, Danıştay 13. Dairesinin iptal kararının yalnızca serbest tüketicilere yönelik olduğunu, iptal hükmünün uygulanabilirliği salt limiti geçen tüketiciler için değil limiti geçen ve ikili anlaşma imzalayarak tedarikçisini seçen tüketiciler için geçerli olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin son kaynak tedariki olduğunu, temyiz dilekçesi ekinde sunulan Prof. Dr. ..'dan alınan hukuki mütalaada anılan Danıştay iptal kararının yalnızca ikili anlaşması olan serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağı kanaatinin bildirildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, nispi olarak alındığı ileri sürülen PSH bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. 1. Hükme esas alınan 21.03.2022 tarihli kök bilirkişi raporunda; "02.01.2018 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davacı tüketimleri incelendiğinde 2006 yılı Mayıs ayı itibarıyla tüketiminin 8.026.449 kWh tüketim olduğu, sonraki yıllar tüketiminin de bu miktarın çok üzerinde olduğu, dolayısıyla davacının tüketim miktarlarının yönetmelikte belirtilen limitlerin üzerinde olması sebebiyle talep edilen dönem itibariyle davacının serbest tüketici sıfatına haiz olduğu kanaatine varıldığı" bildirilmiş, raporun ekinde yer alan yıllık tüketim tablosunda ise tahakkuk tarihi olarak 30.12.2010-30.11.2012 yıllarına ilişkin PSH ve PSH KDV'sine yer verildiği görülmüştür. Davacı ile davalı ... .. arasında 2011 Ocak- 2012 Aralık arasındaki PSH bedelinin istirdadına dair Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/854 E., 2022/1168 K. sayılı kararın incelenmesi neticesinde; aynı bilirkişi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alındığı ve birebir aynı ifadeleri içerdiği anlaşılmıştır. Temyiz edilen karardaki uyuşmazlık ise; 2013 Ocak-2015 Aralık dönemlerinde fazladan tahsil edildiği iddia edilen PSH ve PSH KDV'sine ilişkindir. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu döneme dair, ilgili mevzuat ve mezkur Danıştay kararları da değerlendirilerek, taraf vekillerinin itirazlarını da karşılayacak şekilde, konusunda uzman ve önceki bilirkişilerden farklı bir bilirkişiden dava konusu döneme dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor alınarak sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1096, K. 2025/4668, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1096-e-2025-4668-k-891a57200038