Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/415 E. 2025/1303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/415
Karar No
2025/1303
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2798 E., 2023/2942 K. DAVA TARİHİ : 17.11.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/402 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı ... vekili Avukat ... geldi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 15.04.2005 tarihinde düzenlenen adi yazılı sözleşmeyle, davalının Ankara İli, Yenimahalle İlçesinde inşaa edeceğini belirttiği apartmandan 61.000,00 TL satış bedeli karşılığında konut satın aldığını, müvekkilinin söz konusu bu satış bedelini ödediğini, davalının aradan geçen zamana rağmen inşaata başlamadığını, ancak 11.11.2016 tarihinde borç ikrarı anlamına gelecek şekilde sözleşmeyi yenilediğini, fakat belirlenen 11.11.2016 tarihinden sonra da inşaata başlamadığını ileri sürerek, satış bedelin güncel değerinin belirlenerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 13.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, 586.517,74 TL'nin dava tarihinden işleyecek en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği inşaata başlamak için gereken işlemleri yaptığını, ancak söz konusu taşınmazın bulunduğu yerden geçecek büyük su hattı çalışması nedeniyle taşınmazın üzerine inşaat yapmak için ruhsat alınamaz hale geldiğini, müvekkilinin gecikmeden sorumluluğu bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin sözleşmenin fesih tarihi olan 15.06.2020 tarihi olması ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, yenilenmesine ilişkin sözleşme tarihi dikkate alındığında geçerli sözleşme yapılmaksızın ve inşaat ruhsatı alınmaksızın davacı- tüketici ile sözleşme yapılmış olması nedeniyle davalının sözleşmenin ifa edilememesinde kusurlu bulunduğu, konut amaçlı taşınmaz satışı yapıldığı taraflar arasındaki ilişkinin ticari olmadığı bu nedenle davacının alacağını ticari (avans) faizi ile tahsilini isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüyle 586.517,74 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 585.517,74 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri tarafında istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin yenilenme tarihi itibariyle 6502 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu gibi yenilenme tarihi itibariyle zaman aşımı itirazının da yerinde olmadığı, içeriği itibariyle de ön ödemeli konut satışı mahiyetinde olup yalnızca davacı yönünden / tek taraflı olarak geçersiz olduğu, geçersizliğin davalı tarafından ileri sürülemeyeceği ve ilk sözleşme tarihi ile dava tarihi gözetildiğinde sözleşmenin ifasının davacı tarafından beklenilmesinin objektif iyiniyet kuralları gereğince mümkün olmadığı gözetildiğinde davacının sözleşme kapsamında ödediği 61.000,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında iadesini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davaya konu sözleşme 19.08.2005 tarihli olup, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinden kaynaklanmayan hukuki bir engel sebebiyle ifa imkansızlığının ortaya çıktığını, sözleşmeden dönme, edimlerin yerine getirilmemesisinde kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, davacıların faiz başlangıç tarihi kısmi dava talebi ile ilgili dava tarihinden, ıslah sonrası taleple ilgili olarak ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanması, faiz oranının yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili; davalıdan tahsiline karar verilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken faiz tarihinin dava ve ıslah tarihleri olarak ikiye bölünmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı satış sözleşmesi ile satın alınan bağımsız bölümün sözleşmede kararlaştırılan sürede yapılıp teslim edilmemesi nedeniyle sözleşme kapsamında ödenen bedelin güncel değerinin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere ve özellikle davacı ile davalı arasında ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzalandığı, dosyada bulunan belgeler incelendiğinde davacı tarafça sözleşme kapsamında ödemenin yapıldığı, davacı ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesine karar verilmesinin ve davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile birlikte faiz talebinde bulunması dikkate alındığında Mahkemece dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından ve ileri sürülen temyiz nedenlerine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının da temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/415, K. 2025/1303, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-415-e-2025-1303-k-a46152f91e6e