Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3477 E. 2025/2244 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3477
- Karar No
- 2025/2244
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi (İlk Derece) SAYISI : 2024/2 E., 2024/4 K. Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalının, azlettiği dava dışı vekili tarafından, azlettikten sonra ... ve onayı olmadan eski tarihli sözleşme ile avukat olarak tayin edilen kişi olduğunu, davalı her ne kadar tahkimde kendisinden avukatlık ücreti talep etmişse de davalıyı vekil olarak tayin etmediğini, 28.07.2017 tarihli avukatlık sözleşmesinin azil tarihinden sona düzenlendiğinin yapılacak araştırma sonucu ortaya çıkacağını, vekaletin kötüye kullanıldığını, vekalet sözleşmesinin tarihi eski de olsa azilden sonra düzenlendiğini, azlettiği dava dışı vekil ve onun vekil olarak tayin ettiği avukatların işbirliği içerisinde kendisini mağdur etmek adına böyle bir sürece başladıklarını, hiçbir şekilde sözleşmede tahkim şartını kabul etmediği halde davalının, kendisinin vekilinin azlinden sonra kendileri ile kurduğu sözleşmeye tahkim şartını koyarak kendisini mağdur ettiğini, vekilinin görevi son bulduktan sonra avukat tayin edildiği sabit olduğundan sözleşmedeki tahkim şartının da geçersiz olduğunu, bilgisizliğinden yararlanılarak hakem tayin edildiğini, seçiminde öngörülen usule uygun hareket edilmediğinden yapılan yargılamanın iptale tabi olduğunu, tahkim süresinin aşıldığını, ortada gerçek bir sözleşme varmış gibi aleyhine karar verildiğini, tahkim kurulu gerekli tahkikatı yapacak bilgi, birikim ve donanıma sahip olmadığı için iddiaları görmezden gelinerek tahkim yargılamasında karşı taraf lehine kabul kararı verildiğini, hakemlerin öngörülen usule uygun bir yargılama yapmadığını, tüm delil ve tanıklarının dinlenilmediğini, savunmalarının göz ardı edildiğini, bu durumun açıkça mağduriyetine sebebiyet verdiğini, tarafların eşitliği ve adil yargılama ilkelerine aykırı hareket edildiğini belirterek, ISTAC Tahkim Merkezinin 2023/DA-360 nolu ve 10.01.2024 tarihli kararının iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 28.07.2017 tarihinde Avukatlık Ücret Sözleşmesi imzalandığını, Avukatlık Ücret Sözleşmesi ile, davacının hak sahibi ve zilyedi olduğu taşınmaza ilişkin olarak yapılacak idari başvurular, açılacak davalar karşılığında avukata ödenecek ücretin kararlaştırıldığını, müvekkiline vekalet ücretinin ödenmediğini, uyuşmazlığın çözümünde Tahkim Merkezi'nin görevli olduğunun açık olduğunu, hakem seçiminin tarafsız yapıldığını, davacının tahkim süresinin aşıldığına dair itirazının da Mahkemeyi yanıltmaya yönelik gerçek dışı itiraz olduğunu, davacı iki tanığını süresi içerisinde tahkim merkezine bildirdiğinden sadece süresi içerisinde bildirdiği iki tanığının dinlendiğini, dava dışı vekilin, davacı tarafından vekil tayin edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6100 sayılı HMK'nın 439/2-a, b, c, ç, d, e, f, g ve ğ maddelerinde Hakem Kararının iptali talebine ilişkin yapılabilecek incelemeler sınırlı olarak belirtilmiş olup, davacının öne sürdüğü iptal nedenlerinden hiç birisinin söz konusu maddede düzenlenen iptal nedenlerini oluşturmadığı tespit edildiğinden, dava konusu yapılan ISTAC Tahkim Kurulu kararında usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı ve davacının öne sürdüğü iptal nedenlerinde haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı; başvurunun usulen hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak ya da kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, davalıyı kendisinin vekil olarak tayin etmediğini, vekalet sözleşmesinin dava dışı vekilin azlinden sonra düzenlendiğini, vekalet sözleşmesinin tarihi eski dahi olsa azilden sonra düzenlendiğini, dava dışı azledilen vekili tarafından sözleşme yapılması için kendisinden yetki alınmadığını, davalı avukat haklı olarak azledildiğinden ücrete de hak kazanamayacağını, dava dışı azlettiği vekilinin açıkça vekaletini kötüye kullandığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Tahkim Kurulu Kararının HMK'nın 439. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflara tahkim yargılaması süresince eşit olarak iddia, savunma ve itirazlarını ileri sürme imkanı tanındığı, istemin tamamı hakkında karar verildiği, yargılamanın yasada öngörülen usul kurallarına uygun olarak yürütüldüğü, kamu düzenine aykırılığın söz konusu olmadığı, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olduğu, iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceğinin anlaşılmış olmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.