Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3466 E. 2025/4418 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3466
- Karar No
- 2025/4418
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/612 E. 2016/35 K. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davada, Anayasa Mahkemesinin 13.05.2010 tarihli ve 2008/1 E., 2010/23 K. sayılı kararıyla, ... ve ... Partisinin 2007 yılı kesin hesabının incelenmesi sonunda tüm malvarlığının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun (2820 sayılı Kanun) 70. maddesine aykırı olarak tüketildiğinin tespit edildiğini, parti tüzel kişiliği adına yapılmış harcama olarak kabulü mümkün görülmeyen 54.080,24 TL karşılığı malvarlığının Hazineye irad kaydedilmesi gerekirse de, partinin bütün malvarlığı Hazineye geçmiş olduğundan ayrıca irad kaydına yer olmadığına karar verildiğini, davaya konu ... ve ... Partisinin 29.12.2007 tarihli Olağanüstü Kongrede ... Partisi ile birleşmesine karar verilmesini müteakip, ... ve ... Partisinin tüm malvarlığının Hazineye geçtiğini, ancak parti ihtiyaçlarına uygun kullanılmayan 54.080,24 TL'nin ödenmediğini belirterek; İdarenin bu tutarda uğradığı zararın davalılardan Hazineye gelir kaydedilmesi gereken tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaların reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu harcamaların parti tüzel kişiliğini mali işler kapsamında görevli olan kişilerce vergi ve sigorta mevzuatı işlemleri kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirilmemesinden kaynaklandığı, bu nedenle partinin muhasebe ve mali işlemlerini yürütmekle görevli genel başkan yardımcısı ve mali işler başkan yardımcısının söz konusu harcamalardan sorumlu tutulması gerektiği, diğer parti yönetim kurulu üyelerinin harcamalar ile ilgili doğrudan sorumluluklarının bulunmadığı, ayrıca dava konusu tutarla ilgili mali işler başkan yardımcısı olarak görevlendirmenin mevcut olmadığı, dolayısıyla partide mali işlemlerden sorumlu genel muhasip olarak görev yapan ...'nun sorumluluğunda olan bedelle ilgili diğer davalıların herhangi bir görevlendirilmesinin mevcut olmadığı ve harcamalarla ilgili kararlarda imzalarının yer almadığı dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmesi söz konusu olmadığından faiz başlangıcı olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğinden bahisle; ... dışındaki davalılar yönünden davaların reddine, partide mali işlerden sorumlu genel muhasip sıfatına haiz davalı ... yönünden davanın kabulü ile 54.080,24 TL nın dava tarihi olan 19.11.2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen alacak için gider yazılma tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı ... . vekili; Anayasa Mahkemesi kararının yanlış değerlendirildiğini, söz konusu alacağın vergi ve cezaların zamanında ödenmemesinden kaynaklandığını, Anayasa Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğunu, kusurunun olmadığını, parti maddi zorluk içinde olduğundan ödeme yapılamadığını, görevini ihmal etmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili; tüm davalıların alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmişse de zararın oluştuğu tarih itibarıyla faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüm malvarlığı Hazineye devredilen ... ve ... Partisinin 2007 yılı mali denetimi sırasında 2820 sayılı Kanun'a aykırı olarak harcandığı tespit edilen tutar yönünden Hazine zararının parti merkez kararı yönetim kurulu üyelerinden tahsili istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesinin 13.05.2010 tarihli ve 2008/1 E., 2010/23 K. sayılı kararıyla; ... ve ... Partisinin 2007 yılı kesin hesabının incelenmesi sonunda tüm malvarlığının 2820 sayılı Kanunun 70. maddesine aykırı olarak tüketildiğinin tespit edildiğini, parti tüzel kişiliği adına yapılmış harcama olarak kabulü mümkün görülmeyen 54.080,24 TL karşılığı malvarlığının Hazineye irad kaydedilmesi gerekirse de, partinin bütün malvarlığı Hazineye geçmiş olduğundan ayrıca irad kaydına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. ... ve ... Partisi Tüzüğü'nün 58. maddesi; "Genel merkezde Merkez Karar Yönetim Kurulu yetkilidir.", 60. madde ise; "Yönetim Kurulu başkan ve üyeleri kendi kurullarının harcamalarından ve partinin mevcut parasının, demirbaşının ve diğer eşyaların kullanılmasından bizzat sorumludur. Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri, bizzat kendi kurullarının üçüncü şahıslarla yaptıkları hukuki tasarruflardan şahsen ve müteselsilen sorumludur." şeklinde düzenlenmiştir. 2820 sayılı Kanunun 70. maddesi; "Siyasi partilerin giderleri amaçlarına aykırı olamaz." şeklindedir. Dava dosyasının incelenmesinde; dava konusu harcamaların parti tüzel kişiliğini mali işler kapsamında görevli olan kişilerce vergi ve sigorta mevzuatı işlemleri kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığı, bu nedenle partinin muhasebe ve mali işlemlerini yürütmekle görevli genel başkan yardımcısı ve mali işler başkan yardımcısının söz konusu harcamalardan sorumlu tutulduğu, diğer parti yönetim kurulu üyelerinin harcamalar ile ilgili doğrudan sorumluluklarının bulunmadığı, ayrıca dava konusu tutarla ilgili mali işler başkan yardımcısı olarak görevlendirmenin mevcut olmadığı, dolayısıyla partide mali işlemlerden sorumlu genel muhasip olarak görev yapan davalı ...'ın sorumluluğunun bulunduğu, alacak yönünden davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı ... 'na yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.