Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2734 E. 2025/1845 K. – Boşanma
Konu: Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2734
- Karar No
- 2025/1845
- Karar Tarihi
- Konu
- Boşanma
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1435 E., 2022/1635 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/114 E., 2022/134 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının 2010 yılında evlendiği ve davalının oğlu olan eşinden hamileliği dönemi dahil olmak üzere sürekli şiddet gördüğünü, İstanbul'da eşi ve eşinin ailesi ile yaşarken davalının babasını arayarak davacıyı köye gönderdiğini, 2011 yılında hamile iken babası ile birlikte Ünye'ye döndüğünü, fındık ayında eşiyle barıştıklarını ve Ünye'de yaşamaya başladıklarını, bu süreçte tüm takılarını tedbir amaçlı kendi annesine emanet verdiğini, çocuğu doğduktan iki hafta davalının oğluna ev almak istediğini ancak altınlara da ihtiyacı olduğunu beyan etmesi üzerine davacının onayıyla ev satın almak üzere 22 ayar 68 gram altın takı seti, 22 ayar ve her birinin ağırlığı 22 gram olan 6 adet altın bilezik, 22 ayar ve ağırlığı 60 gram olan tek altın bilezik ile 34 adet çeyrek altının misafirler ve anne babası huzurunda davalıya teslim edildiğini, davalının oğlu ve gelini davacının oturması için Ünye'de kendi adına bir daire aldığını, eşinin işsiz kalması nedeniyle tekrar İstanbul'a döndüklerini, davalının ziynet eşyalarını bozdurarak satın aldığı Ünye'deki daireyi sattığını ve İstanbul'da eşi adına yeni bir daire satın aldığını, davacının 2017 yılında anne ve babasının yanına taşınarak boşanma davası açtığını, boşanmaya dair kararın henüz kesinleşmediğini, ziynet eşyalarının bugüne kadar teslim edilmediğini ileri sürerek davalıya verilen ziynetlerin aynen iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması halinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihi itibari ile değeri 150.000.00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile aynen iade mümkün olmadığı takdirde fiili ödeme tarihindeki değerinin tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının boşanma ve ferilerine ilişkin dava dilekçesinde bu iddialara yer vermediğini ve davalıya karşı dava ve talep hakkını saklı tutmadığını, pasif husumet olmadığını, davacı ve eşinin 19.10.2016 tarihinden beri ayrı olduğunu, davacının evde kimsenin olmadığı bir sırada, kamyon getirerek, evdeki eşyalar ile 5.000,00 TL nakit parayı götürdüğünü, bu taleplerini 1 yıl içinde ileri sürmesi gerektiğini, iddiaların gerçek dışı olduğunu, böylesine çekişmeli bir evlilik ortamında davalıya altın vereceğine kimsenin inanmayacağını, davalının daireyi satarak parası eşinin olduğu için eşi ... adına yeni bir daire aldığını, aile olarak çalıştıklarını ve birikim yaptıklarını, davacının kötüniyetli olarak bir şeyler koparabilmek için kendisine bu davayı yönelttiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı ile birinci derece sıhri hısım olması sebebiyle iddiasını tanıkla ispat edebileceği, kuyumcu bilirkişi raporuna göre davacıya düğünde takılan altınların (çeyrek altınlar hariç) talep edilen altın ve gramajı ile uyumlu olduğu, dinlenen davacı tanıklarının davalının davacının annesinde bulunan 260 gram altın ve 34 çeyrek altınını aldığı ve iade etmediği gibi davacıya ev almadığını beyan ettiği, davalı tanıklarının altınlar alınırken davalı ve davacının ailesinin yanında bulunmamaları nedeniyle olaydan bilgilerinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 22 ayar 68 gram altın takı seti, 22 ayar 6 adet her biri 22 gram altın bilezik, 22 ayar 1 adet 60 gram altın bilezik ve 34 adet çeyrek altının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mümkün olmadığı takdirde altınların fiili ödeme tarihindeki ikame değerinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davacı ile dava dışı eşi arasındaki boşanma davasında 19.01.2021 tarihinde karar verildikten yaklaşık 6 ay kadar sonra 30.07.2021 tarihinde açıldığı ve dava konusu alacağa ilişkin olayın cereyan tarzı dikkate alındığında zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı, tarafların gelin-kayınbaba olması sebebiyle tanık ile ispatın mümkün bulunduğu, dosya kapsamında altınların verildiği sırada bizzat orada bulunduğu anlaşılan tanık beyanları ve benimsenen gerekçe içeriğine göre kararın neticesi itibarı ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı tanıklarının kurmaca biçimde ve yönlendirme ile beyanda bulunduklarını, davacının eşi ile arasında görülen boşanma ve ferilerine ilişkin davada bu iddialara yer verilmediğini, derderstlik itirazı olduğunu, gerçekten böyle bir vakıa mevcut olsaydı ihtirazı kayıt koyulacağını, mahkemenin görevli olmadığını, boşanma davasının ferisi olan ziynet eşyasının iadesinde davalıya husumet düşmediğini, tarafların 2016 yılından yana ayrı olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, davacı ya da annesinin davalıya altınlarını vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanıklar ile davalı arasında ihtilaf bulunduğunu, bu kişilerle davalının bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, tanıkların davacının halası ve eniştesi olduğunu, talep konusu altınların soyut olduğunu, altınların zaten davacıdaolduğunu, davacının kendisine kuaför salonu açtığını, altınları burada kullanmış olabileceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ödünç verilen ziynet eşyasının iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle ziynet eşyalarının davalıya ödünç verildiğine dair eldeki uyuşmazlıkta mahkemenin görevli olmasına, iddiasını ispat yükü altında olan davacının davalı ile olan akrabalığı kapsamında iddiasını yazılı delille ispat etmek zorunda olmadığının, tanık delili ile ispat edebileceğinin, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının görgüye dayalı ve davacının iddiasını ispata yeter olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.