Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2511 E. 2025/3425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2511
- Karar No
- 2025/3425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1750 E., 2024/250 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/136 E., 2021/805 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı/karşı davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin "... Restaurant Bar" isimli yeri işletmekte iken davalılar ile 05.08.2011 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, davalıların sözleşmenin "D" ve "E" bendinde yazan yükümlülükleri yerine getirmediklerini, bu nedenle ortaklık faaliyetine başlanılamadığını, davalı ... tarafından ortaklığa ödeme yapılmadığını, işletme binasının ve çevresinin bir kısım inşaatını, dekorasyonunu ve tefrişatını yaptırdığını, restorasyon işlerinde çalışanların ücretlerini ödediğini, günlük yemek ve gıda iaşelerini sağladığını, işlerin yürütülmesi için çaba ve emek sarf ettiğini, müvekkilin emek ve giderlerine diğer ortakların katkıda bulunmadığını, taraflar arasında ihtarnamelerin keşide edildiğini ileri sürerek; hukuken ve fiilen devam etmesi mümkün olmayan ortaklığın haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, tasfiye sonucunda hissesine düşen miktarın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı ... vekili; müvekkilinin davalı ...'a adi ortaklıkta kullanılmak üzere verdiği 80.000,00 TL'nin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili; müvekkili tarafından sözleşmesel edimlerin usulüne uygun ve eksiksiz yerine getirildiğini, işletmeye zorunlu ve yararlı bir çok tamir ve inşa faaliyeti gerçekleştirildiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işletmenin açılmasını engelleyen kişinin davacı olduğunu, Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/445 D. iş sayılı dosyasında dava konusu işletme için yaptığı yatırım ve işlerin tespiti davası açtığını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda genel temizlik yapılmak kaydıyla işletmenin açılabilecek durumda olduğunun belirtildiğini, davacının kira bedellerini istemesinin hukuka aykırı olduğunu, edimini yerine getirmediği halde kira bedelini talep etmesinin mümkün olmadığını, 20.10.2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiği halde haklı nedenle fesih talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuş, karşı davada ise; işletmenin faaliyete geçmesi için zorunlu ve faydalı masraflar yaptığı hususunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini ileri sürerek; ortaklık sözleşmesi kapsamında işletmenin resmi olarak faaliyete getirilmemesinden, işletmeye yapılmış her türlü masraf ve giderlerden, fazladan yapılmış ön ödemelerden doğan zararların tazminine ilişkin olarak şimdilik 150.000,00 TL’nin her bir zararın oluşmasından itibaren işleyecek yasal faiziyle karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Karşı ve birleşen davada davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Restaurant Barı işletmek üzere taraflar arasında 05.08.2011 tarihinde adi ortaklık kurulduğu, asıl davada; taraflar arasında imzalanan ortaklık sözleşmesinde davacı ... tarafından yapılacağı kararlaştırılan bir harcamanın söz konusu olmadığı, ortaklık sözleşmesinde davacı ...'a bir harcama yapma şeklinde katılım payı koyma borcu yüklenmediği, bilirkişi raporu doğrultusunda ortaklar davalı ...'dan 17.136,71 TL, davalı ...'dan 36.997,69 TL olmak üzere toplam 54.134,04 TL alacağının olduğu, birleşen davada davacı ...'ın 80.000,00 TL'yi davalı ...'a elden verdiğini gösterir herhangi bir belgenin bulunmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine, 30.09.2016 tarihinden itibaren işlemden kaldırılan ve yenilenmeyen karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/karşı davacı ... vekili ile davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tarihli kararıyla; davalı/karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun karşı davada vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği yönünden kabulü ile düzeltilmesine, yeniden asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 54.134,04 TL alacağın 36.997,69 TL'sinin davalı ...'dan, 17.136,71 TL'sinin davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, birleşen davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/karşı davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/karşı davacı ... vekili; müvekkilinin adi ortaklık sözleşmesinden gelen yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, işletmenin mecburi ve faydalı bir çok tamir ve inşaa faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, davacı tarafından müvekkile gönderilen 20.10.2011 tarihli ihtarname ile adi ortaklık sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, buna rağmen sözleşmenin tekrar haklı feshini talep ettiğini, ortaklığın devam etmemesinden sorumlu olanın davacının zarara katlanması gerektiğini, 2011/445 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundan işletmenin genel temizlik yapılması şartıyla işletmeye açılabilecek durumda olduğunun belirtildiğini, ayrıca ortaklık sözleşmesinin 2. maddesinde iş yerinin açılması için gerekli resmi özel prosedürün tamamını yapmaya davacının yetkili olduğunun belirtildiğini, davacının sözleşmeyi haksız yere feshederek işletmenin açılmamasına neden olduğunu, taraflar arasında imzalanan ortaklık sözleşmesine göre davacı açısından katılım payı getirme harcama yapma yönünden herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu bakımdan davacının kendi mülkiyetinde olan taşınmaza yaptığı harcamaların katılım payı olarak nitelendirilemeyeceğini, 05.02.2019 ve 27.09.2019 tarihli bilirkişi ek raporlarında bu hususun açıkça belirtildiğini, davacının kira bedellerini talep etmesinin iyi niyetli olmadığını, kira süresinin ortaklığın faaliyete geçmesi ile başlayacağını, ortaklığın faaliyete geçmediği için kira süresinin de başlamadığını, buna ilişkin bedellerin talep edilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemenin 25.11.2016 tarihli duruşmasında 30.09.2016 tarihinden itibaren karşı davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, sonraki duruşmanın 28.02.2017 tarihinde olduğunu, iki duruşma arasında 3 ay 3 gün olduğunu, 3 aylık yenileme süresinin iki duruşma arasındaki sürenin bu kadar uzak olması nedeniyle kaçırdıklarını, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 2008/16393 E. sayılı dosyasının emsal nitelikte olduğunu savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi, karşı davada adi ortaklığa yapılan faydalı ve zaruri masraflar ile ön ödeme yaptığı bedel ve işletmenin faaliyete geçmemesi nedeniyle uğradığı zarar, birleşen dava ise adi ortaklıkta kullanılmak üzere verilen paranın iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle asıl davaya ilişkin olarak hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, karşı davaya ilişkin olarak Mahkemenin 25.11.2016 tarihli duruşmasına verdiği mazeret dilekçesinde duruşma gün ve saatinin UYAP sisteminden öğrenilmesini talep etmesine, dosyanın 30.09.2016 tarihinden itibaren işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve süresi içerisinde yenilenmediğinin anlaşılmasına göre, davalı/karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma yapmaksızın esas hakkında istinaf incelemesi yapmaları durumuna dair karar verme usulü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı kanun) 353/1-(b) maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesi; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya kararın gerekçesinde hata edildiği durumlarda düzelterek yeniden esas hakkında karar verir. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yer alması gereken hususlar ise aynı Kanun'un 359. maddesinde belirtilmiş olup, buna göre kararda; “Tarafların iddia ve savunmalarının özeti”, “İlk Derece Mahkemesi kararının özeti”, “İleri sürülen istinaf sebepleri” ve “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” yer alması gereken zorunlu unsurlardır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmına; asıl davada davacı tarafça adi ortaklığın feshi ve tasfiyesinin talep edildiği, derece Mahkemelerince taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi yönünde yargılama yapılıp sonucu dairesinde karar verildiği halde "taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine" yazılmaması yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı/karşı davacı ... vekilinin temyiz talebinin REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1-B-1- bendinde yer alan "Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile" ibaresinden sonra gelmek üzere, "taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.