Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/5167 E. 2024/3341 K. – Uyarlama

Konu: Uyarlama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5167
Karar No
2024/3341
Karar Tarihi
Konu
Uyarlama

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2880 E., 2023/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/473 E., 2021/264 K. Taraflar arasındaki uyarlama davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında dava konusu taşınmaz üzerinde Film Stüdyoları, Kültürel Kompleks, Özel Eğitim, Sosyal ve Konaklama Tesisleri Yapılması, İşletilmesi İşine ilişkin olarak 23.06.2016 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşmeye göre dava konusu parseller üzerinde inşa edilecek tesislerin 30 yıl boyunca işletilmesinin müvekkili şirkete bırakılmak kaydıyla süre sonunda yapıların mülkiyetinin arsa sahibi olan davalı Belediyeye devredileceği, bu işletme süresi zarfında yapıların bulunduğu taşınmaz parselleri üzerinde müvekkili lehine intifa hakkı tesis edileceği, sözleşmeye göre işin süresinin yer tesliminin yapıldığı tarihten itibaren başlamak üzere toplam 30 yıl olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre yüklenicinin yasal sorumlulukların uhdesinde kalması koşulu ile binaların, tesislerin işletmesini bir ya da istediği adette gerçek ya da tüzel kişiye kira verebileceği ve iş ve kâr ortağı alabileceğinin belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmenin akdedilmesi sonrasında işin devam edebilmesi için birçok yatırımcı, finans kuruluşu, sigorta şirketi, inşaat şirketi, malzeme tedarikçisi vb. ile görüşmek ve sözleşmeler imzalamak zorunda olduğunu, zira dava konusu işin yüksek finans kaynağına ihtiyaç duyduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin bir takım sözleşmeler imzaladığını, ancak finans desteği, kredi alabilmek için yatırımların garanti altında olması gerektiğini, bunu ise tapuya tesis edilecek olan intifa hakkının sağlayacağını, sözleşmenin (10) maddesinin de bu düşünceye dayandığını, ancak sözleşmeye konu taşınmaz üzerinde amme haczi olduğunun ortaya çıkması nedeniyle intifa hakkının sözleşmenin imzalanmasından hemen sonra tesis edilemediğini, sözleşme 23.06.2016 tarihinde imzalandığı halde intifa hakkının 01.07.2020 tarihinde tesis edilebildiğini, 6183 sayılı Amme Alacaklıların Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 73/1 maddesindeki " Borçlu, alacaklı amme idaresinin muvafakatini almaksızın hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz." amir hükmü nedeniyle amme haczi kaldırılmadan intifa hakkı tesisinin, sözleşmenin imzalandığı anda kanunen mümkün olmadığını, davalının sözleşmeye konu parsel üzerinde kamu haczi olduğunu müvekkiline bildirmediğini, bu durumun sözleşme görüşmeleri ve sözleşmelerin kurulması açısında bilgi verme yükümlüğünün ihlali niteliğinde olduğunu, amme haczinin bulunması ve davalı tarafça uzun süre kaldırılmaması üzerine müvekkili ile anlaşma yapan dava dışı yatırımcı firmaların bu anlaşmaları iptal ettiğini, bu durumun davalıya müteaddit defalar bildirildiğini, sürecin müvekkilinin kusuru olmaksızın 01.07.2020 tarihinde tamamlanabildiğini, intifa hakkının davalı tarafından sözleşmenin yapıldığı tarih olan 23.06.2016 tarihinde tapuya şerh edilmesi gerekirken müvekkilinin kusuru dışında 01.07.2020 tapuya şerh edilmesi üzerine 04.08.2020 tarihinde davalıya başvuruda bulunularak dava konusu taşınmaz üzerinde Film Stüdyoları, Kültürel Kompleks, Özel Eğitim, Sosyal ve Konaklama Tesisleri Yapılması, İşletilmesi İşine ilişkin 23.06.2016 tarihli sözleşmenin intifa hakkı süresinin yeniden tespit edilerek bu sürenin 01.07.2020 ila 01.07.2050 tarihleri arasında olacak şekilde belirlenmesinin istenildiğini, ancak başvurunun davalı tarafça reddedildiğini, bu şekilde sözleşmenin süresinin başlangıcı hususunda taraflar arasında anlaşmazlık olduğunu ileri sürerek; müvekkili ile davalı arasında akdedilen dava konusu taşınmaz üzerinde " Film Stüdyoları, Kültürel Kompleks, Özel Eğitim, Sosyal ve Konaklama Tesisleri Yapılması, İşletilmesi İşine " ilişkin 23.06.2016 tarihli sözleşmenin " İşin Süresi " başlığını taşıyan (3.) maddesindeki sözleşme süresinin intifa hakkının tapuya şerh verildiği tarihinden ( 01.07.2020'den ) itibaren 30 yıl olarak tespitine, muarazanın giderilmesi bağlamında " Film Stüdyoları, Kültürel Kompleks, Özel Eğitim, Sosyal ve Konaklama Tesisleri Yapılması, İşletilmesi İşine " ilişkin 23.06.2016 tarihli sözleşmenin " İşin Süresi " başlığını taşıyan 3 ncü maddesinin " Madde 3- İşin Süresi : işbu " Film Stüdyoları, Kültürel Kompleks, Özel Eğitim, Sosyal ve Konaklama Tesisleri inşaatının İrtifa ve İntifa Hakkı Tesis Edilmek ( Gayrı Ayni Hak Tesis Edilmesi ) suretiyle inşa edilmesi ve işletilmesi süresinin, sözleşme tarihi sonrası intifa hakkının tapuya şerh verildiği tarihten itibaren başlamak üzere toplam 30 yıldır'' şeklinde değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; mülkiyeti müvekkiline ait dava konusu taşınmaz üzerine " Film Stüdyoları, Kültürel Kompleks, Eğitim, Sosyal ve Konaklama Tesisleri "inşa edilmesi ve intifa hakkı bedeli ödenmek suretiyle 30 yıl süreyle işletilmesi işine ilişkin olarak gerçekleştirilen 24.05.2016 tarihli ihaleyi davacı şirketin aldığını, söz konusu ihalenin müvekkili tarafından hazırlanan İhale Şartnamesi, teknik şartname, idari şartname, sektörel donanımlı teknik ekip ve teknik ekipman şartnamesi doğrultusunda 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun (2886 sayılı Kanun) 36 ncı maddesine göre gerçekleştirildiğini, belirtilen ihalenin içeriği şartnameler çerçevesinde dava konusu 23.06.2016 tarihli ihale sözleşmesinin taraflarca imzalandığını, ihale sözleşmesinin imzalanmasından sonra 01.07.2020 tarihinde yer teslimi yapıldığını, yer teslimi ile birlikte ihale sözleşmesinin (3.) ncü maddesi uyarınca sürenin işlemeye başladığını, ihale işlemlerinin; ihale şartnameleri, ihale sözleşmesi ve teknik şartnameler, 2886 sayılı Kanun ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığını, dava konusu edilen ve muaraza olarak nitelendirilen hususun gerçekte bir ihale neticesinde imzalanmış ihale sözleşmesinin değiştirilmesi talebi olduğunu, sözleşme süresinin uzatılması talebinin yasal şartları taşımadığını, ihale konusu işin ifasının idarenin kusuru nedeni ile gerçekleşmediği iddiasının maddi olayla örtüşmediğini, davacının kendi ticari yapısıyla ilgili nedenlerle ihale konusu işin ifasında gecikme yaşandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin başlangıç tarihi ve süresi açısından muaraza bulunmadığı, davacının talebinin sözleşmede değişiklik niteliğinde olduğu, ancak talebinin kanunun aradığı değişiklik şartlarını taşımadığı, kaldı ki sözleşmede başlangıç tarihinin yer teslim tarihinden itibaren başlayacağının kararlaştırıldığı, davacının intifa hakkının tesis edilmemesi sebebiyle finansman desteği bulamamasının tek başına idarenin kusurlu eyleminden kaynakladığının kabulünü gerektirmeyeceği, bu haliyle sözleşme süresinin uzatılmasını gerektirecek şartın da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, konuyla doğrudan ilgisi olmayan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun (4735 sayılı Kanun) 4 ncü maddesi ve 15 nci maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığını, dosyadaki bütün resmi ve özel kayıt ve delillere rağmen davacının intifa hakkının tesis edilmemesi sebebiyle finansman desteği bulamamasının tek başına idarenin kusurlu eyleminden kaynakladığının kabulünün mümkün olmadığına hükmedildiğini, Mahkemece sözleşmenin imzalanmasından sonra 4 yıl boyunca müvekkili lehine intifa hakkı tesis edilmemesinin nedeninin irdelenmediğini, davalı Belediyenin sözleşme hükümlerine açıkça aykırı olan kusurlu eyleminin görmezden gelindiğini, muarazanın yer tesliminin hukuki sonuç doğuracak şekilde yapılmamış olduğundan 30 yıllık sürenin başlaması gereken tarihten kaynaklandığı olgusunun gözden kaçırıldığını, bu hususta somut hiçbir gerekçe de ortaya konulmadığını, bu türden bir yaklaşımın kabul edilmesi halinde 30 yıl süreli bir sözleşmenin başlangıcı için esaslı bir unsur olan tapuda intifa hakkının tesis işleminin 4 yıl gibi sözleşme süresinin yaklaşık %13'ünü kapsayan ciddi bir süre boyunca yerine getirilmemesinin müvekkili açısından doğurduğu ve ileride doğuracağı muhakkak olan kayıpların telafisinin mümkün olamayacağı şeklinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir sonuca ulaşmak gerekeceğini, davalı tarafça yer tesliminin fiilen de usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin sözleşmenin nihai amacına konu faaliyetlere yer tesliminin fiilen de doğru düzgün gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle başlayamadığını, keşif yapılması talep edildiği halde bu taleple ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı, davasını muarazanın giderilmesi olarak nitelendirmiş ise de, sözleşmenin süreye ilişkin (3.) maddesi açık olup, taraflar arasında sözleşme süresi bakımından herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, bu sebeple davanın muarazanın giderilmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının esasında sözleşmenin başlangıç tarihinin intifa hakkının tapuya şerh edildiği tarih olarak değiştirilerek sözleşme süresinin uzatılmasını talep ettiği, 4735 sayılı Kanun'un 4 ncü maddesi ile 15 nci maddesi kapsamında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağı, dava konusu talebin sınırlı hallerde yapılabilecek değişiklikler kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşme süresinin uyarlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4735 sayılı Kanun'un 4 ncü ve 15 inci maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138 inci maddesi, 3. Değerlendirme Temyiz olunan kararda; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, davacının talebinin sözleşmenin başlangıç tarihinin intifa hakkının tapuya şerh edildiği tarih olarak değiştirilerek sürenin uzatılması istemli olduğu, ancak davacının talebinin 4735 sayılı Kanun'un 15 nci maddesinde sayılan istisnai haller arasında yer almadığı, sözleşmenin başlangıç tarihinin yer teslim tarihinden itibaren başlayacağının açıkça kararlaştırıldığı, davacının uyarlama koşullarının varlığını ispat edemediği anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılan bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/5167, K. 2024/3341, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2023-5167-e-2024-3341-k-203fcb256c71