Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/4218 E. 2024/2447 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4218
- Karar No
- 2024/2447
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/283 E., 2023/46 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili bankanın kredi kartı alacağına istinaden davalı aleyhine takip başlattığını, davalının takibi sürüncemede bırakmak için itiraz ettiğini, daha önce bankaya gönderdiği ihtarnamede borcu taksitler halinde ödemeyi kabul ettiğini, davalının kendi inisiyatifi ile dönem içi yaptığı harcamalarını ödememesine istinaden ihtarname ve hesap özeti gönderildiğini, ancak davalının ihtarnameye itiraz etmediğini ve borcu da ödemediğini, bu nedenle icra takibine geçildiğini, davalının kredi sözleşmesinin ve hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava etmesi gerektiğini belirterek davalının itirazının iptaline, davalının yasal icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin bankadan almış olduğu kredi kartını kullanmaya başladığını, 19.08.2003 tarihine kadar düzenli olarak borcunu ödediğini, takip konusu kredi kartı için son ödemesini 19.08.2003 tarihinde kart borcunun asgari tutarını ödeyerek yaptığını, bu tarihten sonra müvekkilinin maddi sorunlardan dolayı borcunu ödeyemediğini, müvekkilinin davacı bankaya müracaat ederek 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren kanundan faydalanmak istediğini yazılı olarak bildirdiğini, ancak bankanın herhangi bir yanıt vermediğini, ayrıca müvekkilinin borcunun ne kadar olduğunun tespiti ile borcu ödemeyi beyan ettiğini, ancak banka tarafından müvekkiline banka kayıtlarında herhangi bir borcunun bulunmadığının söylendiğini, 10.07.2011 tarihine kadar müvekkiline herhangi bir ihtar veya ödeme emri gönderilmediğini, Adana .... Noterliği tarafından düzenlemiş olan ihtar ile müvekkilinin bankaya 192.507,48 TL borcu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin itiraz ettiğini, davacı bankanın kötü niyetli olarak müvekkilinin başvurularına herhangi bir cevap vermediğini, takibe konu kredi kartının limitinin 2.750,00 TL olmasına rağmen asli alacağın ödeme emrinde 37.747,37 TL olarak gönderildiğini, asıl alacak tutarının gerçeğe aykırı olduğunu, asıl alacağın tespit ettirilmesi gerektiğini, ödeme emrinde gösterilen asıl alacak tutarının nasıl ve neye göre hesap edildiğinin belli olmadığını savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile, Kilis İcra Müdürlüğünün 2011/1494 E. sayılı icra dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 37.474,37 TL asıl alacak, 18.224,22 TL işlemiş faiz, 911,21 TL BSMV ve 126,33 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 56.736,13 TL olarak devamına, yalnızca asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, asıl alacak miktarının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/6230 E., 2015/14819 K. sayılı ilamıyla; tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile, Kilis İcra Müdürlüğünün 2011/1494 E. sayılı icra dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 37.474,37 TL asıl alacak, 18.224,22 TL işlemiş faiz, 911,21 TL BSMV ve 126,33 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 56.736,13 TL olarak devamına, yalnızca asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, asıl alacak miktarının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2017/5023 E., 2019/2698 K. sayılı ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, Yargıtay denetimine de elverişli olmadığı, Mahkemece, konusunda uzman bankacı bir bilirkişinin tayin edilerek, gerektiğinde şube kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek önceki bilirkişi raporunu da irdeleyecek şekilde taraf itirazlarını karşılayacak yeni bir rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Üçüncü Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece, bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile Kilis İcra Müdürlüğünün 2011/1494 E. sayılı dosyasında 37.747,37 TL asıl alacak, 10.191,79 TL işlemiş faiz, 509,58 TL BSMV, 126,53 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 48.575,27 TL'ye yönelik itirazın iptaline ve 37.747,37 TL asıl alacağa takip tarihi olan 05.09.2011 tarihinden itibaren %31,44 ve değişen oranlarda TCMB tarafından belirlenen ve 3 ayda bir yayınlanan azami gecikme faizi ve faizin %5 i oranında BSMV uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından davacının inkar tazminatı talebinin reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarihli ve 2021/3673 E., 2022/6025 K. sayılı ilamıyla; bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin davacı bankanın 5464 sayılı Yasa kapsamında davalının başvurusu konusunda herhangi bir işlem yapmamasının icra takibinin başlı başına haksızlığı sonucunu doğuracağı, bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak 5464 sayılı Yasa'nın geçici 4 üncü maddesi gereğince davalının yeniden yapılandırma isteminin işleme konulmaması davacı bankanın icra takibi yapmasına engel olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme tarafından öncelikle kart hamili davalının 5464 sayılı Kanun'unun Geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçerli bir başvurusunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı tarafın ilgili kanun maddesi kapsamında geçerli bir başvurusunun tespit edilmesi halinde davalının 5464 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi kapsamında borcunun yapılandırılması için uzman bilirkişiden rapor alınarak bu kapsamda karar vermesi; davalının geçerli bir başvurusunun bulunmaması durumunda ise müvekkili bankanın takip tarihi itibari ile davalı ...’dan alacağının bilirkişi marifeti ile tespitinin yapılarak davanın esası hakkında karar vermesi gerektiğini, Mahkemece eksik inceleme ile açılan davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kredi kartı borcunun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi. 2. Bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması üzerine, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). 3. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). 3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Yargıtay (Kapatılan) 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarihli ve 2021/3673 E., 2022/6025 K. sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde kararın bozulduğu, bozmaya uyulmakla verilen kararın davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla davacı vekilin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439 uncu maddesi gereğince ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının mahallinde alınmasına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.