Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/4276 E. 2026/10182 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4276
Karar No
2026/10182
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1952 E., 2024/1603 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/467 E., 2024/388 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-)T.C. Anayasasının 141/2, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; esas olarak davaları arasındaki fiili ve hukuki irtibat itibariyle birlikte yargılanmalarında zorunluluk da bulunmayan aynı suçtan yargılanan birden fazla sanıkla ilgili olarak ikame olunan delillerden, hangisi ya da hangilerinin hangi sanıkla ilgili olduğunun özenle belirlenmesi ve bu suretle her bir sanık yönünden; suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın bireyselleştirilmesi bağlamında, yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda özgün, ilgili ve yeterli gerekçelerin karar yerinde gösterilmesi gerekirken bazı sanıklar yönünden tamamen ilgisiz her delilin hükme esas alınması, bazıları yönünden ise esasa müessir delillerin hiç bir biçimde değerlendirmeye alınmaması neticesinde teşevvüşle malül yetersiz gerekçeyle hüküm kurularak Anayasanın 141, CMK'nın 34... . maddelerine muhalefet edilmesi, 2-)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasından itibaren örgüt içerisinde şer'i eğitim aldığını dahi kabul ederek kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması; Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni ve mevcut delil durumuna göre TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/4276, K. 2026/10182, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-4276-e-2026-10182-k-ac15086e0fa3