Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/197 E. 2025/25065 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/197
- Karar No
- 2025/25065
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1150 E., 2024/583 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/265 E., 2022/334 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 309/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 39/2-c maddesi delaletiyle 39/1, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen ayrı ayrı mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, ilk derece mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK'nın 299. maddesi gereğince takdiren REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dairemizin 2023/22567 esas sayılı dosyası ile aynı gün yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, 2025/197 sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda bölge adliye mahkemelerinin kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek; Bu açıklamalar ışığında; sanıklar hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2018 tarihli ve 2018/198 esas, 2018/279 sayılı kararı ile sanıkların anılan suçtan beraatlerine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/234 esas, 2020/453 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 14.09.2022 tarihli karar ile; sanıkların Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım etme suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin, 13.05.2024 tarihli ve 2022/1150 esas, 2024/583 sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.