Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/9874 E. 2026/8669 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9874
Karar No
2026/8669
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/852 E., 2021/1787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/18 E., 2020/13 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi hükmünün elektronik tebligat yoluyla 06.11.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde sanık müdafiine tebliğ edildiği, sanık müdafiinin eski hale getirme talepli temyiz dilekçesini CMK'nın 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra 13.12.2021 tarihinde dosyaya sunduğu, eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi ekinde mazeret olarak sunulan 20.11.20 21... .11.2021 tarihli diş hekimi tarafından sanığa verilen 10'ar günlük istirahat belgelerinin içeriği değerlendirildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 40 ve devamı maddeleri kapsamında talebin kabulünü gerektirir haklı bir neden olarak kabulünün mümkün görüldüğü, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih ve 2019/573 esas, 2022/119 sayılı ilamında belirtildiği üzere hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, sujesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği gözetilerek; istinaf kararının sadece sanık müdafiine tebliğ edilip sanığa tebliğ edilmediği ve müdafinin de yasal süresi içerisinde temyiz yasa yoluna müracaat etmediği anlaşıldığından sanık müdafiinin eski hale getirme isteğinin yerinde olduğu ve süresi içerisinde hükmü temyiz ettiği belirlenerek, sanığın temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ...'u örgütsel kullanmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ... tespit ve değerlendirme raporu ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; a-Tüm deliller toplandıktan sonra sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık hükümlerinin kapsamlı şekilde anlatılarak hatırlatılması, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi halinde ayrıntılı savunmalarının yeniden alınması neticesinde, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu ve yeterli olup olmadığı, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de mahkemece takdir edilip, bu bağlamda beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi suretiyle, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b-Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğunun kabul edilmesi halinde, sanık hakkında dosya içerisinde bulunan 12.07.2017 tarihli yakalama tutanağından anlaşılacağı üzere sanığın kaçıp hakkındaki soruşturma ve yakalama işleminden kurtulabilme imkanı varken kendiliğinden emniyet müdürlüğüne geldiği, söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, c-Sanık hakkında belirlenen cezadan TCK'nın 221/4. maddesi gereğince indirim yapılması sırasında uygulama maddesi olarak aynı Kanun’un ikinci cümlesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/9874, K. 2026/8669, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-9874-e-2026-8669-k-39c757bc78f1