Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/19927 E. 2026/11096 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19927
- Karar No
- 2026/11096
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/572 E., 2022/246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/182 E., 2020/127 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına yönelik yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; I- ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; ... vekilinin temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 1- Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir bilgi, beyan veya ifade bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa söz konusu kişilerin aşama beyanları dosyaya getirtilmesi ve adı geçen şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.03.2021 tarihli ve 2019/1-289 esas ve 2021/109 sayılı kararında açıklandığı üzere; 07.06.1976 tarihli ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile bu doğrultudaki birçok ceza genel kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmış, bu tavrını 5237 sayılı TCK’da da devam ettirmiştir. Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tâbi olacağında da şüphe bulunmamaktadır. Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunludur. Gerekçe, verilen hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak izah edilmesidir. Yasal ve yeterli olmayan, dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle karar verilmesi hem kanun koyucunun amacına uygun düşmeyecek, hem de tarafları tatmin etmeyerek keyfiliğe yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.