Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/19705 E. 2026/7723 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19705
- Karar No
- 2026/7723
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1231 E., 2022/589 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/208 E., 2021/351 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanıkla ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanıkla HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve daha önce tanık olarak dinlenmeyen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın 21.07.2020 tarihinde savcılıkta alınan şüpheli ifadesinde "...Benim ekonomik olarak batakta bulunduğum görev yaptığım Tugaycada bilindiğinden dolayı zannediyorum bu durumun .../PDY Silahlı Terör Örgütünün dikkatini çekmiş olacak ki benim bu durumumdan faydalanarak beni örgüt içerisine çekmek için ilk olarak 2012-2013 döneminde ... (KOD) (Siyah saçlı, biraz toplu, 1.70 boylarında, favorileri kulak memelerine kadar uzanan) isimli şahıs sabit bir hattan benim o dönem kullandığım cep telefonu numaramı arayarak öncelikle tanışmak istediğini benim zor durumda olduğumu bildiklerini bana yardım edebileceklerini söyleyerek görüşme talebinde bulundu. Bende yardım edeceklerini söylediği için görüşme talebini kabul ettim ve Lüleburgaz'da bulunan bir pastane de buluştuk. İlk buluşma sohbet ve tanışma şeklinde geçti. Konuşmalarından ben o dönem cemaat olarak adlandırılan yapıdan olduğunu anlamıştım. Benim görüşmedeki tek amacım borca batık olmamdan dolayı ve o dönem de de Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Daire Başkanlığı'ndan o dönem cemaat olarak adlandırılan yapıya mensup insanlar görev yapıyor olmasından dolayı maaşa ek harcırah alınabilen yurt dışı görevine gönderilmem hususunda yardımcı olabileceklerini düşünmemdir. Zira o dönem sadece cemaate mensup kişiler yurt dışı görevine gidebilmekteydiler. Hatırladığım kadarı ile 3-4 kez ... (KOD) isimli kişi ile bu şekilde pastahanede görüştükten sonra bana maddi olarak yardımda bulunmayacaklarını anladım ben. Bir daha görüşmeye gitmedim ve irtibatımı kestim bundan sonraki süreçte tanımadığım sabit hatlardan aranmakta olsam da ya cevap vermiyor, yada cevap verdiğimde görüşmek istemediğimi beni aramamalarını söylüyordum. Ankesör büfe analiz raporu incelendiğinde de aramaların çoğunun cevapsız olduğu, cevapladığım aramaların da kısa sürdüğü görülecektir..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle, "..." kod adını kullanan ve açık kimlik bilgilerinin ... H. olduğu tespit edilen şahsın doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. UYAP’ta güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde beyan sahiplerinin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.