Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/18570 E. 2026/7162 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18570
- Karar No
- 2026/7162
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/549 E., 2022/505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/7 E., 2021/201 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması, II. UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması ile tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy çokluğu ve Üye ...'ın karşı oyuyla karar verildi.
KARŞI OY
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'nün atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun eksik araştırma nedeniyle bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum. Sayın daire çoğunluğu ile tarafımca oluşturulan görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri yönünden FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir. Sanık ...'nün 2012 yılında Deniz Harp Okuluna öğrenci olarak başladığı ancak 2016 yıl içerisinde son sınıfta okurken okul kapanınca ayrıldığını ve gemi kaptanlığı belgesi alarak çalışmaya başladığını, 53...72 , 53...06 ... 073 40 43 numaralı GSM hatlarını kullandığını, ardışık olarak örgüt mensuplarınca aranmadığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişki ve irtibatının olmadığını, ... ve ...'ın okuldan sınıf arkadaşları olması nedeniyle tanıdığını, ..., ..., ... ve ...'yu tanımadığını savunarak atılı suçlamaları kabul etmemiştir. 04.03.2022 tarihli Ankesör/Büfe sorgu raporu içeriğine göre; Sanığın ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/55 26... /6842 sayılı kararında açıklanan kriterlere uygun olarak 13.08.2012-10.10.2017 tarihleri arasında 22 kez ankesörlü telefonlardan arandığı, aramalarda "0" saniye süreli aramaların da bulunduğu, bu aramalardan 7 adedinin kendisi gibi Deniz Harp Okulu öğrencisi olan ... ile gerçekleştiği, yine 29.10.2016 günlü aramanın sanık ile birlikte Deniz Harp Okulu öğrencileri ..., ... ve ... ile ardışık olarak gerçekleştiği, aramaların genellikle hafta sonlarını kapsayan zamanlarda gerçekleştiği, Yine 29.10.2016 tarihli aramanın sanığın aranmasından sonra örgütün şifreleme amacıyla mahrem imamın defterine kayıtta kullandığı şekilde bu aramadan 22 saniye önce son iki basamağın yerleri değiştirilerek 50...40 olarak arama yapıldığı, 2012-2016 yılları arasında sanığın örgütü mensubu birçok kişiyle HTS irtibatı bulunduğu gibi, özellikle sanığın memleketi olan Giresun ilinde örgütün askeri okullara girecek öğrencilerinden sorumlu olan ve mahrem imam olması nedeniyle Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/127 Esas numaralı dosyasından kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan ... ile 103 kez HTS irtibatının bulunduğu halde sanığın bu kişiyi tanımadığını savunduğu, Tanık ... beyanında kendisinin ... dersanesinde 2012-2016 yılları arasında muhasebe bölümünde çalıştığını, sanığın tanımadığını, dersane ücreti istemek amacıyla aramış olabileceğini, kendisinin örgüt üyeliğinden mahkum olduğunu halen hükümlü olduğunu söylemiştir. Tanık ... etkin pişmanlık kapsamında aşamalardaki beyanlarında; sanık ile Deniz Harp Okulunda birlikte okumaları nedeniyle tanıdığını, askeri okulda öğrenci iken örgütsel toplantılara katıldığını, sonraki sohbet tarihini ve yerinin genellikle mevcut sohbette belirlendiğini, ancak bazen de mahrem imamı tarafından ankesörlü hatlardan aranarak çağrıldığını, sanığın örgütsel bağını bilmediğini söylemiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın tespit edilebilen tarih itibariyle 2012-2017 yılları arasında sanığın 22 kez ardışık olarak arandığı, bu aramaların periyodik olarak sanığın rütbe ve görevi ile uyumlu aynı suçtan haklarında soruşturma yapılan asker kişiler ile olup örgütsel yöntemlerden kodlama ve numaranın son iki rakamının değiştirilmesi suretiyle yapıldığı, çoğunluk aramanın hafta sonlarında gerçekleştiği, bu suretle sanığa ve ardışık arandığı kişilere bir sonraki örgütsel toplantının yapılacağı yer ve zamanın bildirildiği, örgütsel aramanın tanık ... tarafından doğrulandığı, ayrıca örgütün askeri okullara gidecek öğrencilerden sorumlusu olan ... ile de 103 adet HTS görüşmesi bulunduğu halde gerek sanığın ...'u gerekse ...'un sanığı tanımadıklarını söylemelerinin kabulünün mümkün olmadığı, öte yandan ankesör/ardışık aramaların hain darbe girişiminden sonra da 10.10.2017 tarihine kadar devam ettiği ve eylemlerinin temadi ettiği anlaşıldığından sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulunduğu sabit olduğundan üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun eksik araştırmaya yönelik bozma düşüncesine iştirak etmiyorum.