Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/12330 E. 2026/2697 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12330
Karar No
2026/2697
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/760 E., 2022/232 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/515 E., 2021/97 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.) Örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği ve örgütün ...'ya destek olunması çağrısı öncesinde sanığın ... hesabındaki mevcudunun talimat dönemlerinden daha fazla olduğu bu haliyle de örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun unsurlarının bulunmadığı nazara alındığında, ... kullanıcısı olmayan, 1996 yılında kamudan öğretmen olarak emekliliği sonrası müzahir olmayan özel okulda öğretmen olarak çalışmaya başlayan, bu okulun 2003 yılında örgüt tarafından satın alınması sonrası ilerleyen süreçte müdür yardımcısı olarak çalışmaya devam eden ve okulda yapılan dini sohbetlere dinleyici olarak katılmak ve öğrencilere maddi yardımda bulunmaktan ibaret olan sanığın eylemleri bir bütün halinde örgüte sempati düzeyinde kaldığı değerlendirilmekle, hakkında .../PDY terör örgütü hiyerarşisine girdiğini gösterir bir tespit bulunmaması, bu kapsamda diğer eylem ve faaliyetleri örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmaması, mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2019/193049 Soruşturma sayılı dosyası ile sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/515 esas ve 2021/97 sayılı kararı ile müsnet suçtan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 2021/760 esas ve 2022/232 karar sayılı, 03.03.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz inceleme sonucu sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde kaldığı gerekçesiyle müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki: Tüm dosya kapsamı ve gizli tanık Kumru'nun aşamalarda istikrarlı bir şekilde devam eden '' 2010-2016 yılları arasında ... sohbetlere katılır, kurban ve burs verirdi, gazete aboneliği vardı, sohbetler her pazartesi günü yapılırdı, ... 15 Temmuz 2016'da darbe girişimi sonrası okul kapanıncaya kadar bu faaliyetlere iştirak etti ...'' şeklindeki beyanları dikkate alındığında, örgüte müzahir ... Koleji'nde müdür yardımcılığı yapan sanığın, 2016 yılına kadar düzenlenen okul personelinin katıldığı, örgüt elebaşısına ait videoların izlendiği, örgütün ideolojik eğitimlerinin verildiği, örgütsel talimatların ve bilgi aktarımlarının yapıldığı sohbet adı verilen toplantılara düzenli katılım sağladığı, himmet verdiği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik arz ettiği, örgüt hiyerarşisine tabi olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatiyle sanığın örgütle ilişkisinin sempati düzeyinde kaldığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğa iştirak edilmemiştir. 09.02.2026

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/12330, K. 2026/2697, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-12330-e-2026-2697-k-347f405a42df