Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/9502 E. 2025/11705 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9502
- Karar No
- 2025/11705
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1663 E., 2020/1618 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 ,TCK'nın 221/4, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun “Sanık hakkında ceza tayin edilirken sanığın örgüt içindeki konumuna uygun şekilde ceza tayin edildiğine yönelik” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2019 tarih ve 2018/3367 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarih ve 2019/123 E. - 2019/307 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma ” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarih ve 2019/1663 E. - 2020/1618 K. sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın örgüt hiyerarşisi içerisindeki konumuna uygun şekilde temel cezanın belirlenip belirlenmediği" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, örgüt içerisinde ilçe ablası olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında etkin pişmanlık talebinde bulunarak konumuna uygun samimi bilgiler veren, ilk derece mahkemesince de verdiği bilgiler faydalı bulunarak yüksek hadden etkin pişmanlık indirimi uygulanan sanık hakkında Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, örgüt içindeki konumu ve güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun, makul oranda alt sınırdan uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde sanığın konumuyla orantısız şekilde tayin edilen fazla cezaya yönelik hükmün onanmasına yönelik çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.