Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7764 E. 2024/15783 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7764
- Karar No
- 2024/15783
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1870 E., 2019/891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/35 E., 2018/115 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 221/5, 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosyaya yansıyan eylemleri ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle anılan örgütün üyesi olduğuna ve silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyan ve teşhisleri ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere verdiği bilgilerin niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde verilen kararda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulamasına ilişkin bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütler ile aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; A.Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasından mahsubuna karar verilmemesi, B.Sanık hakkında belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince etkin pişmanlık indirimi yapılması sırasında uygulama maddesi olarak aynı fıkranın ikinci cümlesinin gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.