Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7575 E. 2025/2956 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7575
- Karar No
- 2025/2956
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/138 E. - 2021/238 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarih, 2020/7671 Esas. 2021/2029 sayılı bozma ilamına direnilmesine, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli 2020/7671 Esas, 2021/2029 sayılı ilamı ile; Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2020 tarihli 2019/428 Esas, 2020/39 sayılı sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yönelik kararının bozulmasına karar verilmesine müteakip, aynı mahkemenin 21.09.2021 tarih ve 2021/138 Esas, 2021/238 Karar sayılı 5271 sayılı Kanun'un 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik 307/4 maddesine göre vermiş olduğu Direnme kararı temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında suçun sübutunda yanılgıya düşülmesine ilişkin ise de öncelikle, yerel mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamından; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan hakkında kamu davası açılan sanık hakkında, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 16.04.2020 tarihli ve 2019/428 Esas, 2020/39 sayılı kararı ile özetle; "sanığın Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) isimli silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisine dahil olmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, sanığın eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, terör örgütünde silah unsur ise de unsur yanılgısınında söz konusu olmadığı, adı geçen silahlı terör örgütünün 07.02.2012 tarihli MİT olayı, 17-25.12.2013 tarihli darbe girişimi, 2014 yılı ocak ayındaki MİT tırları olaylarından sonra gerçek yüzünün ortaya çıktığı ve devletin bu örgütle etkin biçimde mücadeleye girdiği, özellikle sanığın bu tarihlerden sonraki eylemlerinde hatadan bahsedilemeyeceği, sanığın bilerek ve isteyerek örgüt üyeliğini devam ettirdiği" gerekçe gösterilerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, Bu karara yönelik istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince 08.09.2020 tarih ve 2020/534 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine” yönelik karar verildiği, Bu kez de sanık ... müdafii tarafından istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli 2020/7671 Esas, 2021/2029 sayılı ilamıyla “Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızar, mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği, bu tarihten sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen hareketlerin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi gerektiği değerlendirilerek; Dosya kapsamına göre; örgütün gerçek yüzü ortaya çıkmadan önce örgütle bağlantısı olduğu iddia edilen sanığın, sonrasında da örgütsel faaliyetlerine devam ettiğine dair bilgi yada beyana rastlanılmaması hususu da nazara alınarak, öncelikle UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilmesi, lüzumu halinde bu şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm bilgi ve belgelerin duruşmada sanık ... müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun örgüt üyesi mi, örgüte yardım eden mi, yoksa sempatizan mı olduğuna ilişkin şüpheye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,” gerektiği belirtilerek bozulmasına yönelik karar verildiği, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 21.09.2021 tarih ve 2021/138 Esas, 2021/238 sayılı direnme kararında; bozma kararı doğrultusunda UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası'nda sanık hakkında bir delil olup olmadığına yönelik araştırma yapıldığı ve bu hususun gerekçeli kararda belirtildiği, yine bozma öncesi mahkûmiyet hükmünde yer almayan ve Dairemizin denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi Dairemiz tarafından yapılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar kapsamında, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Tanık ...' nın duruşmada alınan ifadesinde " 2005-2006 yılları öncesinde sanığın 2-3 yıl kadar örgüte ait evlerde kaldığını, örgütte mutlaka ev abiliği yaptığını, bölge talebe mesullüğü yaptığını hatırladığını, bu bölgenin de Bilkent civarında olması gerektiğini" beyan etmesi karşısında; sanığın örgütün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra da faaliyetlerine devam edip etmediğinin tespiti açısından; a-Tanığın ifadesinde belirttiği yıllar itibariyle sanığın ikamet adresinin Nüfus Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğü kayıtlarından araştırılarak tespit edilip, aynı tarihlerde, sanıkla aynı adreste oturan şahıslar hakkında soruşturma bulunup bulunmadığının tespiti, varsa bu şahısların ifade tutanaklarının dosya içerisine konulması, gerekirse tanık sıfatıyla dinlenilmelerinin sağlanması, b-İlgili birimlere müzekkere yazılarak tanık ifadesinde bahsi geçen tarihler itibariyle örgütün Bilkent Bölge yapılanması ile ilgili tespit edilen şahısların açık kimlik ve adres bilgilerinin araştırılıp, sanıkla ilgili bir beyanlarının olup olmadığının sorularak, varsa buna ilişkin belgelerin dosya içerisine alınması, c- Sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının ve ByLock kullanıcısı olup olmadığının tespiti açısından çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ÖSYM vb) bildirdiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak bu telefon hatlarına ilişkin ByLock kaydı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, var ise ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya celp edilmesi ile tüm bilgi ve belgelerin duruşmada sanık ... müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Önceki hükmün sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK'nın 325/3 üncü maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 18.Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.