Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/579 E. 2023/1389 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/579
Karar No
2023/1389
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1173 E.- 2019/1010 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2019/188 Esas, 2019/1 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü meddesi ikinci fıkrası e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1173 Esas, 2019/1010 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık savunması ve tanık anlatımları ile sanığın örgütle iltisaklı Kimse Yok Mu? derneği gönüllüsü olduğuna dair dijital materyal raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgüt toplantılarına katıldığı gibi örgütün üniversite öğrenci evlerinin bir bölümünün ev anneliğini yaptığı, ev anneliği çerçevesinde örgüte maddi yardımlarda bulunduğu yine sohbet ve yardım toplantılarına katıldığı gibi sohbet ve yardım toplantılarını kendi evinde organize ettiği ayrıca örgüt içinde sohbete katılanlardan ayrı olarak düzenlenen mütevelli toplantılarına katıldığı, yine yapılan toplantılarda çok defa yardım taahhüdünde bulunduğu ve örgütle iltisaklı dernek gönüllüsü olması göz önüne alındığında sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk arz ettiği, sanığın bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği halde ilk derece mahkemesince sanık hakkında, beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne, bu Örgütün amacını bilerek mensup olduğuna ve Örgüte yardım ettiğine dair, her türlü şüpheden uzak ve somut delil bulunmayan sanığın, aşağıdaki gerekçelerle beraatına karar verilmiştir. Kimse Yok Mu adlı Derneğe bağış yapmış olduğu veya Dernek kapsamındaki faaliyetlere gönüllü olarak katıldığı kabul edilse dahi, Yargıtay 16 ncı Ceza Dairesinin 25.12.2018 tarih, 2018/4975 esas ve 2018/5417 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, Kimse Yok Mu adlı Derneğe bağış yapmış olmasının veya bu gibi işlerde gönüllü yer almasının, örgütsel bir faaliyet olarak tanımlanamayacağı, tanık anlatımlarıyla ve sanığın kaçamaklı kabulüyle ortaya konulduğu üzere, 15 Temmuz 2016 günü yaşanan Darbe Girişimine kadar sohbet adı verilen toplantılara katıldığı ve burs taahhüdü adı altında, örgüte maddi yardımda bulunma sözü verdiği anlaşılmaktaysa da; ilkokul mezunu olup ev hanımı olan 53 yaşındaki sanığın, eğitim seviyesi ve sosyal konumu ile icra edilen sohbet toplantılarının hücre tipi yapılanma hiyerarşisine dayalı sıkı gizlilik kurallarına bağlı tutulmaması düşünüldüğünde, dini saiklerle bu faaliyetlerde yer aldığına dair savunmasının makul olduğu, sanıkla ilgili "Mütevelli" tanımlamasına yer verilen tanık anlatımları bulunmaktaysa da; sohbet adı verilen toplantılara katılma noktasında belirli bir devamlılığı olan ve burs gibi adlar altında maddi yardımda bulunan hemen herkes için bu nitelendirmenin yapıldığının Çorum'da yaşanan benzer nitelikteki adli vakalarla müşahede edildiği; yani, Çorum'da yaşanan adli vakalardaki tanık anlatımlarında zikredilen "Mütevelli" kelimesinin, "Güvenilir Yönetici" gibi üst düzey örgüt mensuplarını tanımlamada kullanılmadığı, buna göre; kod adı kullanma, haberleşmesini gizlilik esasına dayalı olarak sağlama, hücrede yer alamayan kişi veya kişilerle iletişim kurmama ve gizleme adına tedbir adı altında Dine muhalif amellerde bulunma gibi faaliyetleri olmayan sanığın, Yedi Katlı Örgüt Piramidinin Birinci Basamağındaki, hiyerarşik yapının dışında, bilinçli veya bilinçsiz hizmet ettirilen kişilerin yer aldığı "Halk Tabakası"nda bulunduğu ve bunun aksini gösteren her türlü şüpheden uzak ve somut delilin bulunmadığı anlaşılmakla; iddia, savunma, tanık anlatımları ve adli tutanaklar ile bütün dosya kapsamına göre, sanığın beraatına karar verildiğine dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1173 Esas, 2019/1010 sayılı Kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/579, K. 2023/1389, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-579-e-2023-1389-k-18fd7eb3261f