Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/38412 E. 2025/1756 K. – Terör Örgütüne
Konu: Terör Örgütüne Yardım Etme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/38412
- Karar No
- 2025/1756
- Karar Tarihi
- Konu
- Terör Örgütüne Yardım Etme
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1112 E., 2021/1269 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/59 E., 2021/114 K. SUÇ : Terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 220/7. maddeleri, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi, TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Bu açıklamalar ışığında; Soruşturma aşamasında müdafi huzurunda ve kovuşturma aşamasında İlk Derece Mahkemesinde tanık sıfatıyla dinlenen H.U ve S.G. isimli tanıkların sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel faaliyetleri başlayıp gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki süreç de dahil olacak şekilde örgütsel sohbet toplantılarına katıldığını beyan etmeleri karşısında sanığın 2016 yılı Şubat ayına kadar düzenli olarak faaliyetlerini sürdürdüğü nazara alınarak; eyleminin süreklilik, çeşitlilik ,yoğunluk içerdiği ve örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin hatalı değerlendirilmesi ile suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, ByLock kullandığını kabul etmeyen sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığına ilişkin olarak, istinaftan sonra gelen ByLock "Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" nın dosyada mevcut CGNAT kayıtlarıyla karşılaştırılıp duruşmada okunup tartışılmadan ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözükenler hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya getirilip gerekirse ilgili kişilerin usulüne uygun olarak mahkemede dinlenmeden eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Kabul ve uygulamaya göre de; Terör örgütüne yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken TCK’nın 314/3. ve 220/7. maddelerinin delalet maddesi olarak gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK’nın 307/4. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.