Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3316 E. 2023/2330 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3316
- Karar No
- 2023/2330
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/288 Esas, 2018/76 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2018/463 Esas, 2020/32 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.01.2022 tarihli ve düzelterek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, ByLock kullanmadığına, ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, karaın bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince sanığın 0541(...)(..)(..) nolu GSM hattının kendisine adına kayıtlı olduğu ve kendisi tarafından kullanıldığına ilişkin savunması, VodafoneTelekomünikasyon A.Ş.'den GSM hattının sanığın adına kayıtlı olduğuna ilişkin olarak getirtilen abonelik belgeleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen belgelere göre bu GSM hattı ve 35855422525525 İMEİ nolu telefon cihazı ile 16.10.2014 tarihinden itibaren 223030 ID numarası ve ugur1806 kullanıcı adı ile bylock programının kullanıldığına ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından gönderilen HIS (CGNAT) kayıtlarına göre 5414733853 nolu GSM hattı ile 16.10.2014 tarihi ile 03.12.2014 tarihi arasında 3438 satırda Bylock sistemi hedef IP'lerine bağlantı yapıldığına ilişkin bilgiler ile tüm dosya kapsamından sanığın yukarıda açıklandığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde bylock sistemini kullanarak atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan suçtan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ; UYAP sisteminde yapılan incelemede, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/3316 esas sayılı dosyasında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan hakkında derdest dava dosyası bulunduğu görülmekle; silahlı terör örgütüne üye olma ile silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarının temadi eden suçlardan olması nazara alınarak, sanığa atılı eylem ve faaliyetler belirlendikten ve iş bu dosyada aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, sanığın eylemlerinde hukuki ve fiili kesinti oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek, dosyalarının gerekirse birleştirilerek sanık hakkındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini edilmesi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmaktadır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2018/463 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.