Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/32237 E. 2025/20034 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/32237
- Karar No
- 2025/20034
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1382 E. - 2021/545 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/389 E. - 2019/415 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Dosya kapsamı itibarıyla, yargılama aşamasında dosyada mevcut olan 03.07.2018 tarihli HTS inceleme ve tespit tutanağında sanığın ......,...,... ve ..... isimli asker şahıslar ile de ardışık şekilde arandığı tespit edilmesine rağmen, Mahkemece söz konusu tutanak içeriği hükümde tartışılmadığı gibi ardışık arama konusu şahıslara ilişkin de herhangi bir araştırma yapılmadığı, ayrıca hükme esas alınan 09.10.2017 tarihli HTS inceleme ve tespit tutanağında sanık ile ardışık arandığı tespit edilen..... isimli asker şahıs hakkında da herhangi bir araştırma yapılmadığı, söz konusu tutanakta belirtilen diğer asker şahısların ise sanık sıfatıyla yargılandıkları dava dosyalarında aşamalardaki tüm ifade örneklerinin eksiksiz celp edilmediği anlaşılmakla; Bu açıklamalar ışığında; Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, öncelikle yargılama aşamasında mevcut olan 03.07.2018 tarihli HTS inceleme ve tespit tutanağının, -hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 02.11.2021 tarihinde gelen yazıya konu- Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/172 esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan ve sanık ile ardışık şekilde arandığı belirtilen.... isimli şahıs hakkındaki ardışık aramalara ilişkin rapor ve tutanaklar celp edildikten sonra söz konusu rapor ve tutanakların, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, özellikle işbu deliller kapsamında sanık ile ilgili hükümde değerlendirilmeyen ardışık arama kayıtlarının bulunduğunun değerlendirilmiş olması karşısında, söz konusu ardışık arama kayıtlarına dair rapor ve tutanakların, sanık hakkında mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak aranıp aranmadığını gösteren güncel ankesör/büfe sorgu raporu celp edildikten sonra söz konusu raporun ve sanığın HTS kayıtlarının üzerinde kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanığın görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, var ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, ayrıca sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve tespit edilecek olan tüm şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlenip, bir kısım evrakların celp edilmesi ile yetinilmeyerek söz konusu şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve -hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 06.01.2022 tarihinde gelen-..... isimli şahsın beyanının ve teşhisinin de, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, ..... nin ve var ise beyanda bulunan diğer şahısların mahkeme huzurunda sanığa soru sorma hakkı tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi lüzumunun bulunması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.