Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/32225 E. 2025/21913 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/32225
- Karar No
- 2025/21913
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1622 E., 2021/217 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/161 E., 2019/327 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1-3, TCK’nın 62, 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre, 1- Tanık ...'nın beyanında adı geçen ... , ...'a ait ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenilmelerinin sağlanması, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınması ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderildikten sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu; 2- Tanık ...'nın beyanında adı geçen "..." ve "..." isimli kişiler hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, gerçek kimliklerinin tespit edilip edilemediğinin, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra, şayet yakalanmış iseler aşamalardaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek tanık olarak bizzat veya SEGBİS yoluyla dinlenilmelerinin sağlanması, 3- İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya beyanı gönderilen ... isimli kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ve tanık olarak bizzat veya SEGBİS yoluyla dinlenilmesinin sağlanması, 4- Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; Bir asker şahsın; gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağından, bu delilin teyidi ve maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması açısından; Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde astsubay olduğu ve bizzat kullanımında bulunan GSM hattının ankesör/ardışık/periyodik arama kayıtlarının bulunduğu anlaşılan sanığın GSM hattına ilişkin emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirtilmesi, ayrıca resmi kurumlar nezdinde araştırma yapılıp sanık adına kayıtlı olan başkaca GSM hattı bulunup bulunmadığı tespit edilerek bu hatlara ilişkin HTS kayıtlarının getirtilmesi, söz konusu hatlarla herhangi bir örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının belirlenebilmesi için ilgili birimlere yazı yazılması, yine sanığın operasyonel ve/veya patates hat kullanıp kullanmadığına yönelik yetkili kurumlar nezdinde araştırma yapılması, ayrıca öğrencilik dönemini ve bütün görev yerlerini kapsayan HTS kayıtları getirtilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadıkları, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, öğrencilik ve görev yaptığı yerler itibariyle hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak bizzat veya SEGBİS yoluyla dinlenmelerinin sağlanması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.