Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/31809 E. 2025/22164 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/31809
- Karar No
- 2025/22164
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/587 E., 2021/420 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/340 E., 2019/159 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gönderilen; Adalet Bakanlığı mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam olduğu değerlendirilen şahıslarla sanığın irtibatına ilişkin tutanak ile Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 28.05.2024 tarihli yazısı ekinde yer alan ve sanık hakkında düzenlenen "Veri İnceleme Raporu"nun CMK'nın 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, sanığın telefon irtibatı olduğu tespit edilen ... ile Veri İnceleme Raporun'da referans adı olarak tespiti yapılan "..." isimli kişiler hakkında benzer suç nedeniyle soruşturma ya da kovuşturmanın bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya celbi ile gerektiğinde bu kişilerin usulüne uygun tanık olarak beyanlarına başvurulması gerekliliği, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı bünyesinde ByLock ID ve içerik tespit çalışmalarının halen devam ediyor olması karşısında; ByLock tespit ve değerlendirme raporunun teminine çalışılması, raporun elde edilmesi durumunda ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, sanığın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında irtibatlı olduğu kişilerin HTS ve baz sinyal kayıtlarının getirtilerek sanık ile bahse konu kişilerin görüşme ve bir araya gelme durumlarının tespiti yönünden inceleme yapılması, gerekli görülmesi halinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir etkin pişmanlık beyanı olup olmadığının sorgulanması, saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerektiğinde bu kişilerin usulüne uygun şekilde duruşmada dinlenilmeleri gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.