Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/29416 E. 2025/9969 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/29416
- Karar No
- 2025/9969
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1248 E., 2021/729 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/858 E., 2019/277 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 58/9, 53/1-2-3, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi ve faydalılığı gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın temyiz aşamasında sunduğu 05.03.2025 tarihli dilekçe itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebine ilişkin ek anlatımlarda bulunduğunun ve örgütün ve örgüt mensuplarının çözülmesine yönelik aşamalarda vermediği birtakım bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek, hükümden sonra dosyaya gelen deliller kapsamında; -fiziken ve UYAP sistemi üzerinden 25.12.2019 tarihinde gelen- ... P.'nin beyanının ve teşhisi, -UYAP sistemi üzerinden 03.03.2023 tarihinde gelen- ... G.'nin beyanı ve teşhisi, -UYAP sistemi üzerinden 02.05.2023 tarihinde gelen- ardışık arama kayıtlarını içerir HTS analiz raporu, -UYAP sistemi üzerinden 07.03.2025 tarihinde gelen- 321204 ID numarasına ait bir diğer ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, -UYAP sistemi üzerinden 10.01.2022 tarihinde gelen- 90655 ID numarasına ait yeni tespitler içeren güncel ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve -UYAP sistemi üzerinden 29.01.2025 tarihinde gelen- ihbar tutanağı da sanığa okunmak suretiyle sanığın ayrıntılı bir şekilde savunmalarının alınması, ayrıca hükümden sonra beyanları dosyaya gelen ... P.'nin ve ... G.'nin mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle beyanlarının alınması, dosya kapsamındaki deliller, beyanlar ve savunmalar bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanığın vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği Mahkemece tayin edildikten sonra 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi lüzumunun bulunması, 2. Karar başlıklarında suç tarihinin, yakalama kararının infazı neticesinde yakalama işlemi uygulanan sanık hakkında temadinin kesildiği iddianame tarihi olan “23.11.2017” tarihi yerine "28.02.2019” olarak gösterilmesi, 3. Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yerine "TCK'nın 221/4. maddesi" olarak gösterilmesi, 4. Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken, uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı TCK'nın 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının gösterilmesi, 6. Duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmasına ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişilere ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.