Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/28878 E. 2025/26072 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/28878
- Karar No
- 2025/26072
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/97 E., 2020/846 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2019/549 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53/1-2-3, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, 2025/197 sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek; Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/473 esas, 2018/413 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2018/2287 esas, 2019/655 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 18.12.2019 tarihli kararı ile; sanığın atılı suçtan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/97 Esas, 2020/846 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine sanık ve müdafiinin temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.